Ebu Leheb | Ölümü ve Cehennemdeki Durumu

Abduluzza bin Abdulmuttalip; (Uzza’nın kulu) ya da Kuran’daki lakabı ve anılışıyla “Ateşin Babası” Ebu Leheb, Hz. Muhammed’in (SAV) anası ayrı, baba bir amcasıdır. Karısı da Hz. Muhammed’in süt kardeşi Ebu Süfyan’ın kız kardeşidir. İnanışa göre Hz. Peygamber (SAV) in gençlik günlerinde, Ebu Talib amcası ile Ebu Leheb amcası arasındaki kavga sırasında, Ebu Talibin alta düşüp, Ebu Leheb’den dayak yemesi üzerine, Hz. Muhammed Ebu Leheb’i iterek alta düşürmüş ve Ebu Talip tarafından hırpalanmasına sebep olmuştur. Ebu Leheb bu durumu hayatı boyunca unutmamıştır.

Ebu Leheb’in elleri kurusun… Kurudu da! Ne zenginliği ve ne de kazandığı ona fayda vermedi! Alevli bir ateşe maruz kalacaktır! Onun karısı da… Odun hamalı olarak! Boynunda hurma lifinden bir ip olduğu halde!

Yazara ait diğer içeriklere yeni sitemiz gorkemcan.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Kuran’ı Kerim’in yukarıda da belirttiğimiz; Fatiha Suresi’nden sonra Mekke’de nazil olan 111. sure Tebbet sonrasında 10 yıl daha yaşar. Hz. Muhammed’in doğumunun sonrasında, Ebu Leheb müjdeyi veren cariyesini azad etmiştir (deve kestirdiği de söylenir) Yeğeni için gösterdiği bu cömertlikten dolayı, her mevlid kandili’nde ya da bazı hadislere göre pazartesi geceleri azabının hafifletildiği – parmak uçlarından su içtiği rivayet olunur. Cariyesi Süveyye’nin, Hz. Muhammed’i (SAV) emzirmesine de müsaade etmiştir. Yaşamında İslam ve Hz. Muhammed’in en büyük düşmanıdır.

Ebu Leheb, İslâmiyet’in gelişi öncesinde Peygamber Efendimizle dost olup, aralarında herhangi bir sorun bulunmuyordu. Ayrıca, iki oğluna da  gelin olarak Peygamber Efendimizin iki kızını (Rukkiye ve Ümmü Külsüm) aldı. Ancak, bu dostlukları İslâmiyet’in zuhuru ile bozuldu. Düşmanca tavırlarını ailesine de uygulatan Ebu Leheb, daha önce oğullarıyla evlendirdiği Peygamber Efendimizin (asm) kızlarının boşanmalarını sağladı.

Hz. Peygamber, Şuara Suresi (26) 214. ayetinin nüzulü ve burada geçen “(Önce) en yakın akrabanı uyar” şeklindeki İlâhî emir üzerine akrabalarını topladı. Peygamber olarak vazifelendirildiğini açıkladı ve onları iman etmeye davet etti. Haşimi kabilesinin reisi Ebu Leheb, Peygamber Efendimize (asm) atmak üzere eline bir taş aldı. “Yuh sana! Sen, bugün gelip de bizi bunun için mi topladın?” diyerek küstahça bağırdı. Böylece, Peygamber Efendimize (asm) yapılan ilk saygısızlık ve saldırı, yabancılardan evvel kendi öz amcasından gelmiş oldu. Ebu Leheb, efendimizin kapısının önüne pislik atmak, yoluna diken koymak gibi düşmanca tavırlarını ömrünün sonuna kadar sürdürdü.

Künyesi; Ebu Leheb Abdüluzza bin Abdülmuttalib bin Haşim olan Ebu Leheb’in ölümü:

Ebu Leheb, bir inanışa göre hastalığından dolayı diğer bir rivayete göre de Atika’nın gördüğü kötü rüyadan dolayı Bedir Savaşı’na katılmaz. Yerine para karşılığı -tuttuğu As bin Hişam’ı gönderir. Bozgun haberi Mekke’ye ulaşınca büyük bir öfkeye kapılarak haberi ulaştıran adamın ve karısının üzerine saldırır. Bir süre sonra da çiçek hastalığına yakalanıp ölür. Hastalık kendilerine de bulaşır korkusuyla ailesi tarafından terkedildi. Cenazesi de para ile tutulan kişiler tarafından ve herhangi bir tören yapılmadan defnedildi (624)

Diğer bir görüş: 

Oğulları hastalığın kendilerine bulaşması korkusu ile ölüsünü, iki veya üç gün beklettiler. Evinde cesedi kokmaya başladı. Hastalığının bulaşmasından korktukları için kimse yanına yaklaşmak istemiyordu. Kureyşlilerden biri bir gün oğullarına, yazıklar olsun size, babanız evinde koktuğu halde, onun yanına uğramaktan utanıyor musunuz?” diye sordu. 

Onlar, “Biz, onun hastalığından korkuyoruz” deyince adam, “Haydi gelin ben size yardım edeyim” dedi birlikte gittiler. Fakat yanına yaklaşılacak gibi değildi. Onu ne yıkadılar ve ne de el sürdüler. Uzaktan üzerine su serptiler. Sonra ücretle tuttukları Sudanlı’lar sürükleyerek götürüp Mekke’nin yukarı taraflarında bir yere gömdü. Üzerini taşla kapattılar. Cesedin kalib kuyusu diye bir yere atıldığı da söylenir.

Ebu Leheb Kimdir Sorusuna Özet Cevap:

Hz. Peygamberin (SAV) anası ayrı, baba bir amcası olan Abdüluzza’nın lakabı Ebu Leheb’dir ve İslam kaynaklarında bu şekilde anılır. Hz. Muhammed’in (SAV) gençlik dönemlerine geçmek üzere olduğu günlerde, amcaları Ebu Talib ile Ebu Leheb arasındaki bir münakaşa esnasında, Ebu Talibin alta düşüp Ebu Leheb’den dayak yemesi sonrası, Hz. Muhammed (SAV) Ebu Lehebi itmiş alta düşmüş ve Ebu Talip tarafından hırpalanmasına vesile olmuştur. Ebu Leheb Hayatı bu olayı hayatı boyunca unutmamaz. İslam’a davete ilk karşı çıkan yine Ebu Leheb olur. Leheb’in evi Hz. Peygamber’in evine yakın bir yerde olduğundan İslam peygamberinin evine sık sık taş atar yahut başkalarına taşlatır, kapısı önüne çeşit çeşit pislikleri attırmaktan da çekinmezdi. Karısı Ümmü Cemîl de, ki Ebû Süfyân’ın kız kardeşidir, Resûl-i Ekrem’e eziyette ondan geri durmazdı. Ebu Leheb; Hz. Peygamber’i her fırsatta takip ederek sözlerini yalanlamaya, onun bir yalancı ve sihirbaz olduğunu, kavimleri kavgalara düşürdüğünü, söylediklerine itibar edilmemesi gerektiğini söylemeye devam etti. Kendisinin ve karısının Resûl-i Ekrem’i sürekli rahatsız eden bu hareketleri sonrasında Tebbet sûresi nazil oldu. Dünya üzerinde neredeyse kimse Hz. Peygamber (SAV)’e, amcası ve amcasının eşinin yaptıklarını yapmaz. Ebu Leheb Kuranı Kerim’de adını geçirtecek kadar kötü bir kimsedir.

Bir Cevap Yazın