36 Yıllık Ömre 626 Eser Sığdıran Mozart

Avrupalı bestekarların şimdiler de dahil en popülerlerinden ve muteber isimlerinden Wolfgang Amadeus Mozart (doğum tarihi: 27 Ocak 1756 Salzburg – Avusturya – ölümü ise: 5 Aralık 1791 Viyana) , Klasik Batı Müziğinde “Klasik” olarak tanımlanan dönemin tartışmasız en etkili ve üretken kişilerindendir. Oda orkestraları, piyano, opera ve korolu müzikler kendisi üzerinden etkilediğinden, müzik tarihinin kayda geçen en büyük dehalarından biri olarak kabul görür. İlk yıllarında birçok Avrupa gezisi yapan Mozart’ın en önemli esin kaynaklarından biri Johann Sebastian Bach’ tır. İtalya’daki yolculuğuna dair unutulmaz bir anısı da Gregorio Allegri’nin Miserere’sini bir şapel’de duyup tümünü kusursuz bir şekilde hafızasına kaydetmesidir. Bunu yaparken parçadaki küçük hataları düzeltecek kadar kuvvetli bir kulağa sahiptir.


Ünlü isim tanınmaya başladığı ilk yıllarında birçok Avrupa gezisi yaparak saray konserleri verdi. Osmanlı ve Türk modasının yaşandığı 18. yüzyılda, Mehter’den esinlenerek, 11 numaralı La Majör Piyano Sonatının ( K. 311) 3. bölümünde “Ronda alla Turca” (Türk Marşı)’nı kaleme aldı. Ayrıca Viyana’daki Türk elçi kızı Zaide için müthiş bir opera daha besteledi. 1782 ise Mozart’ın kariyeri için muhteşem bir yıl olacaktır: Saraydan Kız Kaçırma (Die Entführung aus dem Serail) operası sanat çevrelerinde müthiş bir başarı elde eder. Burada bahsedilen saray çoğumuzun yanlış bildiği üzere, İstanbul’daki Topkapı Sarayı olmayıp, Akdeniz kıyılarındaki bir yazlık saray yani küçük yazlık bir köşktür. Opera Türklerin bulunduğu Osmanlı memleketlerinde geçen havayı yansıtır.

Aydınlanma Çağı’ndan da esinlenerek 18’inci yüzyılda yani 1784’te Mason olmaya karar verir. Nadiren maddi zorluklarla karşılaşsa da bu zorluklar biraz da abartılarak dönemin etkisiyle romantikleştirilmiştir. Birçok kez birilerinden yahut tefecilerden borçlar almış ve pek çok borcu da ödemeden aramızdan ayrılmıştır. 1784 – 1787 arasında bugün de ziyaret edilebilen Domgasse 5’te St. Stephen arkasındaki yedi odalı bir apartmanda Katedral’e komşu bir hayat geçirir. Burada 1786’da Figaro’nun Düğünü (La nozze di Figaro) operası bestelenmiştir. Mozart ilk yıllarından beri müthiş bir kulağa sahip efsanevi bir kişilikti. Duyduğu her müziği hafızasına bir daha çıkmamak üzere çakabiliyordu.

 

Mozart’ın hastalığı ve ölümü

Ölümü ve hastalığı hakkında kitaplara makalelere konu olacak bir çok teori öne çıkar; bunlar arasında, trişinoz hastalığı, civadan zehirlenme ve ateşli romatizma da bulunabilir. Mozart, 5 Aralık 1791’de bir gece-yarısı 1 civarında Viyana’da gözlerini kapar. İsimsiz bir mezar taşına sahip olduğu için, umumiyetle Mozart’ın parasız ve unutulmuş göçtüğü söylenir. Lakin, Viyana’da eskisi kadar rahat içinde yaşamasa da, komisyonlardan iyi bir gelir alabiliyordu. Yılda yaklaşık 42,000 Dolar (ya da 142,000 TL) etmektedir. Söz konusu bu para dehayı 18’inci yüzyılda yerkürede en fazla kazanan %5 içine sokar. Ancak parasını kontrol edememesi başlı başına bir sorundu. Annesi; besteci hakkında “Wolfgang ne zaman yeni bir şeyler alsa, kendisini ve malını etrafına veriyordu” diyecektir. Oldukça masraflı şatafatlı yaşamı da, birçok kez kredi almaya sanatçıyı yöneltmiştir. Birçok yalvarış mektupları günümüzde görülebilir ancak fakirliğine değin harcamalarına olduğu kadar fazla bir delil görülemez. Toplu bir mezarda değil, 1785 Avusturya yasalarına kanunlarına göre halka açık bir mezara gömülmüştür.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir