ABD’nin Lanetli Ekmeği Fransızları Böyle Çıldırttı

ABD’nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), 1951 senesinde Fransa’nın Grad bölgesindeki Esprit köylülerinin ekmeklerine uyuşturucu LSD katarak çıldırtmakla suçlandı. ABD’li araştırmacı Albarelli Lanetli Ekmek’ (Le Pain Maudit) olarak tarihe vesikalanmış hadisenin arkasında CIA’in olduğunu iddia edenlerden. 16 Ağustos 1951 sabahı tüm toptan köy halüsinasyon ve histeri nöbetleri geçirmiş, 5 kişi hayatını kaybetmiş, 300’den fazla kişi yaralanmış ve 50 kişi de aylarca hastanelere kapatılmıştı.

Fransa’nın güneyinde küçük bir köy olarak bilinen ve LSD’yle işi olmayacak gariban Pont-Saint, kendi halinde yaşayan mazbut insanlardan müteşekkil, sessiz sedasız bir yerdi. Köy ahalisi korkunç yaratıkların ve ateş görüntülerinin yer aldığı halüsinasyonlar görmeye başlayana kadar elbet. Bazılarının sonu tımarhanede bitti, bazıları ise hayatını kaybetti.  İddialara göre, CIA MK-Ultra adı verilecek zihin kontrol deneyi kapsamında, köylülerin ekmeğine halüsinasyon ve histeriye neden olabilecek LSD adlı uyuşturucu maddeyi kattı. 

16 Ağustos 1951’de yaşanan olayda beş kişi öldü ve yüzlerce kişi korkunç halüsinasyonlar görerek aklını kaybetti. Olayı araştıran Dr. Gabbai, Dr. Lisbonne ve Dr. Pourquier makalesinde şunları yazıyor: “İnsanlar fırından aldıkları ekmekleri yedikten sonra değişik tepkiler vermeye başlıyor. Yenilen miktar insanların akli dengesini gösteren faktör oluyordu. Az yiyenlerde 48 saate kadar mide bulantısı, güçlü baş ağrıları ve uyuyamama gibi belirtiler görünüyordu. Çok yiyenler ise ne yazık ki kontrol altına alınamıyordu. Ciddi boyutta hatta ölümcül boyutta olanlar da vardı. Bunlar 10-12 gün sonra delirmeye başladılar. Ne yazık ki Tüm köy zehirlenmişti ve bazı insanlar delirmeye devam ediyordu”.

Uzun bir süre ekmeklere civa koyarak köylüleri zehirlenmekten suçlanan Roch Briand adlı fırıncı, olaydan sorumlu tutulmuştur ancak yeni kanıtlar, zihin kontrol deneylerinden birini gerçekleştiren CIA’ın ekmeklere LSD kattığını işaret etmekte.

Güçlü bir uyuşturucu bir madde olan LSD ağız yoluyla alındığından halüsinasyonlara neden olan bir uyuşturucudur. Bilinen en etkili halüsinojen olan LSD’nin 297 miligramı bir file enjekte edildi ve kendi çevresinde dönen şanssız fil bir saat sonra öldü. Çok daha düşük miktarları ise insanı öldürebilir ya da örnekte görüldüğü gibi çıldırmasına yol açabilir.

CIA’in yine bir başka bir deneyinde Frank Olson adlı kobaya LSD verildi ve bunun sonucunda bilincini kaybeden denek kaldığı otelin 13. katından atlayarak intihar etti. Gazeteci H.P. Albarelli araştırmaları sonucunda elde ettiği veri ve belgelere dayanarak, CIA’nın “zihin kontrolü” kapsamında LSD’nin etkilerini denemek için lanetli ekmek olayına yol açtığını öne sürüyor. Albarelli’ye göre bu deney ABD Özel Operasyonlar Birimi tarafından gerçekleştirildi. Buna göre, CIA, köyün ekmeklerine bilerek “LSD” olarak bilinen sentetik uyuşturucu katmış ve neler yaşanacağını görmek istemişti.

Peki Bu İnsanlar Nasıl Zehirlenmişti?
Birçok akademik kaynak, salgının nedeni olarak Ergot zehirlenmesini yani “Çavdar Mahmuzu” denen bir hastalığın etkisini kabul etmekte. Komplo teorisyenlerinden bazıları ise cıva, mikotoksinler, LSD veya azot triklorür ile zehirlenmeler gibi diğer nedenleri teorikleştirir. Olaydan kısa bir süre sonra, Eylül 1951’de İngiliz Tıp Dergisi’ne açıklamalarda bulunan bilim insanları, zehirlenmelere neden olan salgının mantar ile enfekte olan çavdardan yapılan ekmeklerden kaynaklandığını açıkladılar.  Özetle fırıncı kirli çavdardan ekmek yaparak tüm köyü zehirlemişti. 

Pont-Saint-Esprit’te yaşanan hadisede köylülerden biri karnının yılanlar tarafından yenildiğini söyleyerek intihara kalkıştı. İnsanlar polise, kendilerine saldıran bir ejderha gördüklerini de söylüyordu. Bir çocuk büyük annesine bıçakla saldırdı. Bir diğeri, “Ben uçağım” diyerek ikinci kattan aşağı atladı. Doktora koşan biri ise, “Kalbim çıktı, ne olur yerine takın” diye yalvarıyordu. Sokaklar çıldıran insanlarla doluydu. 5 kişi öldü. 250’den fazla kişi takip altına alındı ve kontrol edilemediğinden 50 kişi aylarca tımarhaneye kapatıldı.

Bir önceki yazımız olan Osmanlı Döneminde Şam'da Gökten Taş Yağdı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim
Kategoriler