Adnan Menderes Aslında Kim? | Tüm Detaylar

Tarihler 25 Eylül 1950’yi gösterirken, en geçerli ihraç malımız (!) ‘Türk Askeri’ ilk kez muhterem başbakanlarımızdan Adnan Menderes tarafından Kore savaşı için gönderilir.. General Tahsin Yazıcı komutasındaki 4500 kişilik taburun neredeyse 3’te biri şehit olur. 34 subay, 46 astsubay ve 1252 er hakka yürür.. Aynı yıl; Lozan’daki, ‘Fener Rum Patrikhanesinin başındaki kişi Türk olması gerekir’ maddesini pek dinlemeyen Adnan Menderes, Amerika’dan uçakla getirilen Athenagoras’ın bizzat ayağına kadar gidip elini öper. “Küçük Amerika olacağız” hayalleri adım adım gerçekleşmektedir.


Evli bir başbakan iken Ayhan Aydan ile gayrı meşru ilişki yaşadığı öne sürülen, hatta ondan doğan gayrı meşru çocuğu kürtajla öldürttüğü iddiasıyla yargılandığı bilinmektedir. Ayhan Aydan’ın ayrıldığı eşi Ferit Alnar’a örtülü ödenekten 1951-59 yılları arasında ödeme yaptığı da saptanır. Bu sırada Adnan Menderes Nurculuk fitnesinin kurucusu etnikçi Said Nursi’yi (Said Kürdi) hapisten çıkartıp Ford marka otomobiliyle seçim gezileri için memleket memleket dolaştırmaktadır. Bu sırada endüstrimizi dışa bağımlı yapmışlar, Marshall yardımları geliyor vs kimsenin umurunda değildir. İlk Dünya Bankası kredisi 16 milyon 400 bin dolar ise Adnan Menderes iktidara geldikten yalnızca iki ay sonra 7 Temmuz 1950’de ülkemize gelir. 

CHP Genel Merkez Binası’na el koyulup hazineye mal edilmesi, tarih kitaplarının bazılarından İnönü’nün adının kaldırılması, ezanın Arapçaya dönüşü, solcu öğretmenlerin tasfiyesi, Rus yazarların okul kütüphanelerinden çıkarılışı, komünist olarak nitelendirilen işçi sendikaları için yeni yasaların oluşturulması; Adnan Menderes’in iktidara gelişinin ilk senesi içinde yapılan icraatlarından-dır. İnönü Stadı’nın bile adı Mithatpaşa olarak değiştirilir. Şimdilerdeki ‘arkadaşların’ Osmanlıcılık yılışıklığının temelleri o yıllarda atılır; Atatürk heykel ve büstleri kırılır, Halkevleri’ne el konulur, iç borçlar ilk kez ‘milyar’ rakamıyla tanışır. Köy Enstitüleri kapatılır.

Komünist Parti’sine kapatma ve yöneticilerine tutuklama getiren Menderes o yıllarda ‘Petrollerimizi işletin’ diyerek Amerika ile görüşmektedir ve başarılı da olur. 1945’te Türkçeleştirilen Anayasa; 24 Nisan 1924’te kabul edilmiş olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na göre yeniden şekillendirilir. Genelkurmay Başkanlığı’nın adı “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği” şeklinde değiştirilir, “bakanlıklar”, “vekalet” olur. Profesörlerin politikayla uğraşmaması için bir yasak bile düşünülmüştür o dönemde.

Adnan Menderes, kendisinden olmayanlara ve kendisi gibi düşünmeyenlere kıyasıya saldırmaktadır. Günümüzü andırıyor mu yorumunuza bırakıyoruz. Yeğen Özdemir Evliyazade, Cumhurbaşkanı Calal Bayar’a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanır. Şaşırmış olabilirsiniz belirtelim; “Evliyazade, Adnan Menderes’in yeğeni olabilir ancak o yıllarda CHP’ye geçmiştir.” 

Muhalefetin etkin lideri Osman Bölükbaşı’yı 2 Mayıs 1954 seçimlerinde tercih eden Kırşehir, ceza olarak il olmaktan çıkarılıp ilçe bile yapılır. Bu da kesmez; bölünerek eski ilçelerinden bir kısmı ile Nevşehir ili kurulur. Henüz bir ay bile geçmemişken Malatya da ceza amacıyla bölünerek Adıyaman kurulur. Gazeteciler tutuklanmakta, gazeteler kapatılmaktadır o yıllarda! 

79 yaşındaki Hüseyin Cahit Yalçın, “Hükümetin manevi şahsiyetini tahkir ettiği” gerekçesiyle 26 ay hapse mahkum edilir ve cezaevine konulur. Türk bayrağını yırtmaktan sanık 4 Amerikalı ise beraat edecektir. Adnan Menderes; muhalefeti, “Siyasi sapıklık, sahte ihtilalcilik, inkarcılık, adi ve alçak iftiracılık, sahte hürriyetçilik ve tedhişçilik”le suçlar. [Bir yerlerden hatırlayabildiniz mi?]

Atatürk’ün elleriyle oluşturduğu ve Türk halkına armağan ettiği Atatürk Orman Çiftliğinden, arazi satılabilmesine olanak tanıyan kanun 1957’de kabul edilir. Çiftliğin bugün yarı yarıya yağmalanmış olmasına yol açan süreç bizzat Adnan Menderes sayesinde böylece başlatılır. Menderes, “DP’nin iktidarda olduğu yedi yıl içinde yeni 15.000 cami inşa ettik” diye övünürken İstanbul’daki yol yapım çalışmaları bahanesiyle onlarca tarihi cami ve eseri buldozerlerle yıktırılacaktır. “İstanbul’u ikinci bir Mekke, Eyüp Sultan Camiini de ikinci bir Kâbe yapacağız” diyerek din istismarına devam etmektedir Menderes.

Tarihler 5 Ocak 1960’ı gösterir: Mersin’e yolculuk eden Menderes’in önüne Tarsus’ta elinde kasap bıçağı olan Ali Bayat adlı bir şahıs çıktı ve bacaklarının arasına sıkıştırmış olduğu beş yaşındaki çocuğu göstererek “Uçak kazasından kurtulduğunuz için oğlumu size kurban edeceğim” dedi, son anda engellendi. İşte Menderes’in kitlesi bunlardı!

Kahve’nin ve ekmeğin gramla karneyle dağıtıldığı, gazetelerin sayılı sayfa ile çıktığı, Yeşilköy ve Mecidiyeköy’e kurtların indiği İstanbul halkı sefalet çeke dursun; Menderes eşine daha önceleri rastlanmayacak bir görgüsüzlük örneği ile bindiği Giresun ve refakatindeki Gelibolu muhripleri ile 19559’da İspanya’ya gider. Trabzon ve İncirlik’te ilk kez Amerikan üsleri kurulur.

Şanlı Türk Silahlı kuvvetlerinin 27 Mayıs 1960 devrimine kadar bu şarlatanlıklar fazlasıyla sürer; daha da fazlası var elbet ancak bu Menderes’ten ziyadesiyle midem bulandığı için aktarmak istemedim.. Menderes’i ve sonrasında gelen tüm asalak sürüsünü; bunların iç yüzünü algılayamayacak çapsız varoş takımı Allah’a havale ediyorum. Daha detaylı anlatımları burada ve burada okuyabilirsiniz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir