Amişler Teknolojiyi Neden Reddediyor?

Ortabatı Pensilvanya eyaletlerinde yaygın olan tutucu Hristiyan mezhebi Amişler, 18. ve 19. yüzyılda orta ve kuzey Avrupa’dan gelen göçmenler tarafından ABD’de ve Kanada’da kurulmuştur. Cemaatlerinde dinsel öğreti ve emirler ekonomileri üzerinde oldukça etkilidir. Din ve ekonomi iç içe geçmiş durumdadır. Adlarını kurucuları olan ve 1644-1730 arasında Avrupa’da yaşayan Jacop Ammann’dan alan Amişlerin kökleri 1525’de ortaya çıkan Anabaptist hareketlere kadar uzanır. Amişler, yeni kıtanın yanı sıra Karayipler ve Meksika’da da yaşamaktadır.


1600’lerin sonundaki Reform hareketi sırasında, bir çocuğun doğumdan hemen sonra vaftiz olmasının mantıksızlığını ve herkesin 18’inden sonra iradesiyle karar vermesi gerektiğini savunmaktaydılar. Dinde reformun kıyasıya tartışıldığı bu yıkıcı dönemde, gezici papaz Menno Simons’un başını çektiği bir Hristiyan gruba göre Hristiyan bir ana babadan doğmuş bile olsa çocuğun doğumda dinin gereklerini anlaması yani Hristiyan geleneklerini edilebilmesi olanaksızdır. Bu sebeple bir kişi ancak bilinçli olarak kabul edileceği 18 yaşında isteği ile takdis edilebilir ya gerçek bir Hristiyan olabilir ya da inandığı başka bir dini seçebilirdi. Doğal olarak bu hadise Katolikler tarafından hoş karşılanmaz.

Şimdilerde “bir lokma bir hırka” prensibi ile yaşayan Amişler de başlatılan insan avı sırasında öldürülen “Mennocu” gruplardan biriydi.

Amişler, temkinli yaklaştıkları bebek vaftizine ek olarak din ve devlet işlerinin ayrımını da savunmaktaydı. Bu sebeple hem Katolik hem de Protestan idareciler tarafından yargılanmaya bile gerek duyulmadan başları kesilerek yahut boğdurulmak suretiyle toplu ölüm cezalarına çarptırıldılar. Ancak verilen bu cezalar, inançlarını yaşamaktan bu grubu alıkoyamadı. Geceleri toplumdan uzak yerlerde gizlice hatta bazen mağaralarda bir araya gelip ibadetlerine devam ediyorlardı. Baskılar sonucu ABD’ye yapılan göçler, 19. yüzyılıın ikinci yarısına kadar devam etmiştir.

Amişler denen topluluk, ABD’ye göçmüş Protestanların içindeki en tutucu olandı. Fakat bu durum, içlerinden bazılarının, hak ve özgürlükler konusunda ciddi reformlara sebep olan iç savaştan etkilenmelerine mani olamadı. Savaş sonrasında yeni pratiklere yaklaşan bu insanlar “Yeni Düzen” adını alacaktır. Buna karşın yeniliklere direnenler ise “Eski Düzen” olarak anılmayı sürdürür.

Kadının ve ailenin dini düzenlemeler üzerine kuruludur. Amiş kadını aynı kıtada yaşadığı modern Amerikalıdan yüzyıllar öncesinde yaşıyormuş izlenimi veren şekliyle değil, yaşam pratikleri ve değer yargıları açısından da farklıdır. Son sözün babaya ait olduğu bir aile düzenleri mevcuttur. Kiliseleri olmayan Amişler, pazar ayini ve evlenme gibi dinsel seremonilerini evlerde yaparlar. Evlilikle oluşan birliktelik inançlarına göre Katoliklere benzer şekilde sadece ölümle son bulabilir, boşanma için hiçbir mazeret kabul edilmez. Dul kalan kadınlar genellikle uygun bir zamanda yeniden nikahlanır. Çoğunlukla içki içmez ve tütün kullanmazlar; yalan söylemek, ana babaya itaatsizlik, hırsızlık ve zina büyük günahtır. Çocuklar, Tanrı’nın hediyesi kabul edildiğinden, kürtaj ve doğum kontrolü yapmazlar.

Amişler, düzenlerini korumak için temel ilköğretimin ardından çocuklarını devlet okullarından alıp kendi okullarında eğitirler. Kendi toplumları dışındakikileri “Englishman” olarak tanımlayıp ilişkilerini mümkün olduğunca minimum düzeyde tutarlar. “Rumspringa” adını verdikleri dolaşma döneminde gençler kendi yaşam tarzlarını seçmeleri için bir süreliğine özgür bırakılır. Bu dönemde istedikleri şeyleri, sınırsızca ve serbestçe denerler. Genel olarak gençlerin yüzde 90’dan fazlası geri dönmektedir. 8 yıllık temel eğitimden sonra çocukların eğitime devam etmesi yasaklanmıştır zira Amişlere göre kişiyi Tanrı’nın yanında değerli kılacak tek şey; okuyarak diploma ve makam sahibi olmak değil, Tanrı’nın razı olacağı bir hayatı sürdürmektir.

Öldürmeye karşı oldukları için askerliği reddeden Amişler; kamunun elektrik sistemini kullanmaz, memur olmaz, emeklilik sistemini kabul etmez ve devlete vergi de vermezler. Hayatlarını tamamen dini yaşamaya adamışlardır. Yalnızca çok ciddi hastalıklarda kendi aralarında para toplayıp hastaneye giderler. Amişler, teknolojiyi reddeden ilgi çekici yapılarından dolayı, bölgelerinin her sene milyonlarca USD’lik bir turizm geliri elde etmesine sebep olmaktadır.

Tarım ve marangozlukla geçinen; organik ürünleri oldukça ciddi ürünlere alıcı bulan Amiş evlerinde TV, internet bağlantısı, akıllı cihazlar ve temizlik makineleri yoktur. Fotoğraf karesinde olmayı uygun karşılamazlar. Araba yerine “buggy” denen “at arabalarına” binerler. Çamaşır ve bulaşığı elde yıkar mum ışığında otururlar. Akşama kadar tarla ve bahçelerinde çalışırlar. “Amish Grace” filmi, Amişlerin hayatını merak edenler için ilgi çekici olabilir tavsiye ederiz.

Giyimlerinde sadelik ve basitliği benimseyen Amişler, gösterişli hayatlar yaşamayı, moda kıyafetler giyerek mücevher takmayı günah olarak kabul eder. Kadınlar uzun kollu uzun elbiseler giyer. Hatta bilezik, küpe ve evlilik yüzüğünün dahi uygun karşılanmadığı görülür. Bekarlar siyah bir başörtüsü ile saçlarını bağlarken, evlendikten sonra beyaz başörtüsü takmaya başlarlar. Erkekler de basit giyinir, sakal bırakır ancak bıyık bırakmazlar. Hz. İsa’nın erken dönemindeki dini yaşantıyı ve algıyı yeniden tesis etmeyi ilke edinmişlerdir. Kadın ve erkeklerin mezhepleri dışında evlenmeleri yasaktır. Orduya da katılmazlar. Kuralları çiğneyenler aforoz edilir ve çiftliklerinden kovulur. Kendi aralarındaki iletişim dilleri Pensilvanya Almancası’dır.

Pensilvanya eyaletinde bulunan Lencaster şehri Amişlerin en yoğun yaşadığı bölgelerden biridir.

Amişler Teknolojiyi Neden Reddediyor? başlıklı bu yazımızda sizlere; amişler evleri, türkiye’de amişler, amişler belgesel, amişler tarikatı, amişler film, amişler ekşi, amişler belgeseli türkçe ve amişlerde evlilik arama sonuçlarıyla alakalı bilgiler vermeye gayret ettik umarım beğenirsiniz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir