Anadol | Seri Üretilen ilk Otomobil

Seri olarak ülkemizde üretilen ilk otomobil markasıdır. Buna karşın tasarım ve mühendislik anlamında ilk Türk otomobili olan Devrim’e ilk Türk yapısı ve hatta ilk Türk tipi otomobil gözüyle bakılabilir. Anadol öncesinde “Nobel” adında küçük bir otomobil daha piyasaya çıkmasına rağmen bir süre sonra imalatı durdu. Süreç, 1959 yılında Otosan’ı kuran Koç grubunun Ford kamyonların montajına başlaması ile ivme kazanır. 1963 İzmir Fuarındaki İsrail malı fiberglas otomobilden ilham alınmış, 19 Aralık 1966’da piyasaya çıkmış ve kendisini ilk Türk otomobili olarak ilân etmiştir. Koç ve Ford ortaklığıdır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden imal edilmiştir.

A1 MkI, A1 MkI, A1 MkII, A2 MkI, A2 MkII, A2 SL, STC 16, SV1600, BÖCEK, A8-16, A8 SL-16, P-500, P-500D, P-500 ve P-600D model numaraları mevcuttur.

A1 (1966-1975) 19.724 adet üretilmiştir.
A2 (1972-1981) 35.668 adet üretilmiştir.
A4 STC-16 (1973-1975) 176 adet üretilmiştir.
A5 SV 1600 (1973-1982) 6.499 adet üretilmiştir.
A6 Böcek (1975-1978) 203 adet üretilmiştir.
A8-16 / 16 SL (1981-1984) 1.013 adet üretilmiştir.
P2 Pikap Otosan 500 ve 600D (1971-1991) 36.892 adet üretilmiştir.

reliant-02

Tasarım İngiliz Reliant firmasına ait olup araçta Ford firmasından tedarik edilen şase ve motorlar kullanılmıştır. Anadol adı, açılan yarışma sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiş ve Otosan tarafından İstanbul’daki fabrikada üretilmeye başlamıştır. 1966’dan 1984’e kadar devam eden Anadol üretimi, 1984’te durdurulmuş, yerine Ford Motor Company lisansı altında dünyada üretimden kalkmış olan Ford Taunus’un üretimine başlanmış, Otosan 500 ve 600D pikap üretimi ise 1991 yılına kadar devam etmiştir. Anadol’da ilk tercih edilen motor, Ford’un Cortina modelinin 1200 cc’lik Kent motorudur. Anadol toplamda 87 bin adet satılmıştır.

Ters çevrilip tekne yapıldığı, ortadan kesilip fayton gibi kullanıldığı, hayvanlar tarafından yenildiği (‘) sıkça konuşulup fotoğraflanmıştır. Günümüz parasıyla 26 bin lira civarında satışa sunulmuştur. Anadol fabrikasında çalışan bir çok işçinin kanser nedeniyle hayatını kaybetmesi halen araştırılmayan bir konudur. Fiberglas kesiği veya kırığı sanılanın aksine çok keskin ve sağlam olduğu için “Anadolu eşekler keçiler yiyormuş” efsanesi sadece dedikodudan ibaret!

Bir önceki yazımız olan Selahaddin Eyyubi Kimdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

3 Comments
  1. 13 Ekim 2014
  2. 09 Aralık 2014
  3. 18 Aralık 2014

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir