Bektaşilik Nedir?

Hacı Bektaş Velî’nin düşünceleri çevresinde oluşan ve balım sultan tarafından kurulan tarikat Bektaşilik, Mürşid olarak HZ Muhammedi’i , rehber olarak HZ Ali’yi ve pir olarak da Hacı Bektaşi Veli’yi alır. Bektaşi geleneğine göre Hacı Bektaş, Orhan Gazi zamanında Yeniçeri ocağına dua etmiş, Yeniçerilerce pir tanınmıştır. Bu inanış dolayısıyla yeniçeri askerine “Taife-i Bektaşiyan”, Yeniçeri ağasına da “Ağa-yı Bektaşiyan” denir. HZ Ali ve On iki İmam sevgisine dayanan; olgunluk, eşitlik, özgürlük vb. ilkelerce belirgin tarikattır. 

Bektaşilik ve Türkler

Anadolu halkının konuştuğu arı Türkçeyi kullanmasını yanında hemen her düşünce ve inançtan insanlara, kendilerinden bir şey bulabileceği soyut, ancak zengin bir düşünsel dünya sundu; toplumsal yaşantıda, kişiyi dar ve katı kalıplar içine sokmayan toleranslı bir düşünce özgürlüğü getirdi; görünüşe değil, öze önem vererek varlık birliği ve var olanların birliği zemininde, insanı onurlandırdı, dahası kutsallaştırdı. Bu nedenlerle Bektaşilik, Osmanlı imparatorluğunun her yöresinde, özellikle Anadolu ve balkanlar’da hızla yayıldı. Osmanlı devletinin kuruluş aşamasında önemli roller oynayan Bektaşilik, giderek yeniçeri ocağının yarı-resmi tarikatı durumuna geldi. Tarikatı Hacı Bektaş Veli kurmuş olduğu halde, 1516’da ölen Balım Sultan, Bektaşi tarikatının ikinci kurucusu sayılmıştır. Yeniçeriler vasıtasıyla Balkanlar’a Tuna eteklerine ve Arnavutluk’a kadar yayılmıştır.

Bektaşi

Bektaşilik, 12. yüzyılda Anadolu’ya gelen Hacı Bektaş Veli tarafından kurulur. 1209 ve 1271 tarihleri arasında yaşamış olan Veli, Horasan’ın kültür merkezlerinden biri olan Nişabur’da dünyaya gelir. Babası Horasan hükümdarı  İbrahim es-Sâni Seyyid Muhammed, annesi, Nişaburlu Şeyh Ahmed’in kızı Hatme Hatun’dur. Hacı Bektaş Veli, küçük yaşlarında Ahmet Yesevi’nin halifelerinden Şeyh Lokman Perende’nin yanına yetişmiştir. Hocasının da üstün nitelikleri sonucunda kendini ilim ve tasavvufa vermiş, Horasan eri olmuştur.

Hacı Bektaş Veli, aldığı bir manevi işaret sonucunda bir çok ili gezerek, bugün Hacıbektaş ilçesi olan Suluca Karahöyük’e gelmiştir. Burada Makâlât, Şerh-ı Besmele, Şerh-ı Fatihai, Makalâtı Gaybiyye ve Kelimat-ı Ayniyye, Kitabü’l-Fevâid, Üssü’l-Hakîka ve Şathiyye gibi eserler vermiştir. Burada hayatını kaybeden Hacı Bektaş Veli, yine burada defnedilmiştir.

1826 yılında Yeniçeri Ocağı ile birlikte kapatılan Bektaşilik tarikatı, Abdülaziz zamanında eski haline getirilmeye çalışılsa da 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla tamamen sona ermiştir. Bektaşilikte ehli beyt sevgisi ve saygısı ön planda tutulmuştur. Bektaşilikte ‘ikrar’ ve ‘cem’ ismi verilen iki büyük dini ayin söz konusudur. İkrar ayini, Bektaşiliğe giriş merasimi olarak kabul edilir. Ayinler, kırk kapı kırk makam şeklinde ifade edilen tasavvufi anlayışa dayanır. Bu anlayış, Hacı Bektaş Veli’nin dört kapı on makam şeklinde ifade ettiği ve dini inancını belirtmek için kullandığı formülden gelir. 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim
Kategoriler