Çölyak Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda görülen glüten proteininden uzak durarak beslenmek, farklı yaş aralıklarına öne çıkabilen çölyak hastalığındaki ne yazık ki tek tedavi olarak karşımıza çıkıyor. Çölyak hastalığı ince bağırsağın glüten proteinine karşı ömür boyunca göstereceği bir alerji biçimidir. En bilinen belirtisi çocukluk döneminde büyüme geriliği olan çölyak hastalığı ömür boyu diyet gerektirir. Alerji ömür boyu ne yazık ki devam eder. Vücudun getirdiği reaksiyon ile beraber 12 parmak bağırsağının yapısı zarar görmekte ve ince bağırsağın özellikle başlangıç kısmı normal kabiliyetini yitirmektedir. Dolayısıyla kişiler bu noktada önemli olan emilim faaliyetlerinden yoksun kalmaktadır. Tedavi takibi yapılmamış çölyak hastalığı uzun dönemlerde ince bağırsak kanserleri ve lenfoma gibi rahatsızlıkların görülme olasılığını artırır.

Çocukluk yaşlarda sıkça görülebildiği gibi ilerleyen yaşlarda dahi kendini gösterebilmekte. Hastalığın çok hafif seyretmesi ve belirtilerin farklı hastalıklarla karıştırılması mühim olan teşhisin ileri yaşlarda konulmasına ne yazık ki sebep olabilmektedir. Bazı mühim kan değerleri testleri, endoskopi ve gelen doku parçalarının patoloji tarafından incelenmesi doğru tanı koymak adına önemlidir. Glütensiz diyet bu hastalığın tek tedavisi konumundadır. Fındık, mısır, pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane ve soya gibi besinleri ve bu yapılardan elde edilmiş un ve nişastaları tercih etmek son derece mühimdir. Halsizlik, kemik erimesi, osteoporoz, kısırlık, düşük ve depresyon tedavi edilmemiş durumlarda görülebilir.

Batın bölgesinde öne doğru hissedilen şişkinlik, yaşa göre kilonun az olması, kas zayıflığı ve kansızlık, gaz şikayetleri ile birlikte görülen dışkıda anormallik, kusma hali, halsizlik ve iştahsızlık, ağız içinde görülen aftlar, eklem ve kemik ağrıları, sinirlilik ve asabiyet, ciltte kaşıntılı ve döküntüler gibi belirtilerle çölyak hastalığı kendini gösterebilmekte. Kümes hayvanları ve kırmızı etler, tüm meyve ve sebzeler, bakliyatların neredeyse tüm çeşitleri; bal ve yumurta gibi gıdalar rahatlıkla tüketilebilmekte.

Bisküvi tarzı atıştırmalıklar, sıkça rastlanabilen hazır çorba ve hazır köfteler, malt içecekler, glüten barındıran sakız ve çikolatalar çölyak hastaları için son derece tehlikelidir. Kadınların sıkça faydalandığı bazı kozmetiklerin içerisinde dahi gluten yer alabilmektedir. Bunlara ilave olarak; krem, şampuan, ilaç gibi ürünler de içerebildiği glüten nedeniyle dikkatli kullanılmalı. Çok iyi bir etiket okuyucusu olarak, gıdaların etiketleri mutlaka incelenmelidir. Özellikle evlerde glütenli ve glütensiz gıdaların birbirinden ayrı tutularak uzak bulundurulması önemlidir. Yemek hazırlanırken glütenli gıdalara bulaşmış çatal, kaşık, süzgeç, tabak gibi ev malzemeleri kesinlikle çölyaklı kişilerin gıdalarına değmemelidir. Bir ton gıdada 2 kaşık glütenin bile tehlikeli olabileceği akıllardan çıkarılmamalı. Buğday ekmeği yerine evde yapılabilecek mısır ekmeği yenilebilir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim
Kategoriler