Enflasyon Hakkında Bilgiler

Latincede şişme manasına gelen inflare kelimesinden türemiş, kaynaklarda ilk defa 1835 senesinde ABD’de rastlanmıştır. Kabaca şu başlıklarda özetlenebilir; Aşırı (hiper) enflasyon, kronik (müzmin) enflasyon, belirsiz enflasyon yahut sürünen enflasyon, Dört nala enflasyon gibi hız ve şiddet dereceleri ile de ifade edilmektedir; zengin kişiyi daha zengin, fakirleri daha fakir yapan bir durum hasıl olabilir. Söz konusu bu sıkıcı durum borçlu kimseler için bir bakıma avantajlıdır. Çünkü paranın değeri kaybolduğundan dolayı borçlarını daha kolaylıkla kapatabilirler. Devam ettiği sürece herkes değeri gün gün düşen parayı elden çıkarıp mala veya gayrimenkule transfer eder. Bu sebeple adı ne olursa olsun her çeşit mala karşı talep artar. Sosyal huzursuzluklarda da ciddi miktarda artış gözlenir.


Piyasada dolaşan para miktarıyla, mal ve satın alınır hizmet toplamı arasındaki açığın yükselmesinden oluşan ve fiyatların tümden yükselişi, para değerinin düşüşü şeklinde kendini ifade eden; ekonomik parasal süreç, para şişkinliği de diyebiliriz.

Umumiyetle talep şişkinliğinden ve maliyetin artışından dolayı oluşabilir. Aşırı ve hızlı enflasyon çeşitlerinde bazı spekülatörler, büyük mali menfaat ve kazançlar elde edebilirler. Aşırı enflasyonlara tarihten örnek ise; 1920 Almanya, 1921 Avusturya ve Rusya, 1922 Macaristan ve Polonya, 1943 Yunanistan, 1945’te ise Macaristan olarak sunulabilir. Ernst Wegemann’ın şu örneği ile enflasyonu daha iyi ve anlaşılır bir biçimde ifade etmek mümkündür: “Bir milyon markı olan bir şahıs, 1920’de fabrika alabilecek durumdayken, 1923’ün ikinci döneminde bir milyon mark, sadece bir tomar basılı kağıt olmaktan öteye gitmiyordu.”

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir