Herkes İkinci Bir Şansı Hak Eder

Yakın bir arkadaşım olan Nilgün psikologa başladı yeni. Geçenlerde doktoru laf arasında “Herkes ikinci bir şansı hak eder. İlk yapılan hatadır affedilebilir, ancak aynı hatayı ikinci kez affetmek ahmaklık olur” demiş. Arkadaşım “aklıma direkt sen geldin” dedi bana. Ne alaka deyince de “yılbaşını hatırla” deyip gülümsedi.

Ne yılbaşıydı ama… Daha henüz 3 haftadır birlikte olduğum erkek arkadaşımla yılbaşına birlikte girmenin heyecanı vardı ikimizde de. Öğleden sonra buluştuk. Elele kolkola markete gidip alışveriş yaptık. Arada beni tutup öpüyor ve “ne güzel evli çiftler gibi evimize alışveriş yapıyoruz” diyip mutluluğunu dile getiriyordu. Eve gittik. Bir miktar gerekli mıncıklaşmadan sonra o tv izlemeye ben de yemek hazırlıklarına başladım. Kedileri sevmediğini ilk tanıştığımızda söylemişti. Ben de yaklaşık 4 yıldır birlikte yaşadığım kedimin benim için ne kadar değerli olduğunu ona anlatmıştım. 

Arada salona geldiğimde yüzünde huzursuz ve mutsuz bir ifade olduğu dikkatimi çekti. Kedim evdeki hareketten heyecanlanmış bir sağa bir sola koşturuyordu. Arada onun oturduğu koltuğun kenarına zıplıyor ve erkek arkadaşım tarafından kovalanıyordu. İlk başta ses etmedim. Lakin bir süre sonra sanki şeytan dürttü ve durup dururken “bu ev kedimin evi, misafir olansa sensin; farkındasın bunun di mi” diye bir laf ağzımdan çıktı. Erkek arkadaşım da “bir daha gelmem bu eve olur biter” dedi. “Sen bilirsin” diyip mutfağa geri döndüm. Acayip gerilmiştim. Salataları yıkarken içimden çemkiriyordum. “Sen kimi neyle tehdit ediyorsun. Gerizekalı!”…

Ancak meğer gayet de dışımdan söyleniyor muşum…

Bir anda o tatlı sessiz sakin adam salondan uçarak yanıma geldi ve ne olduysa ondan sonra oldu. Erkek arkadaşımın içinden bir canavar çıkmıştı sanki. İlişkimiz daha taze olduğu için onun bu yönünü önceden hiç görmemiştim. Hem bağırıyor hem de eşyalarını toparlıyordu. O bağırdı ben bağırdım. O devam etti, ben bir süre sonra sustum. Zira kocaman adam… bi çaksa yere yapışırsın sus kızım kereviz dedim kendi kendime… Bir daha beni görmek istemediğini söyleyip evden çıktı. Yılbaşına 4 saat kala evde sinir içinde tek başıma kala kalmıştım. Al sana yeni yıl…

Hemen whatsapp’tan durumu kız arkadaşlarıma anlattım. “Manyak çıktı ayol bu… zaten fazla iyiydi bir terslik olduğu belliydi filan gibisinden” çemkirmelerimi dinleyen kızlarım sağ olsunlar gelelim edelim sen gel filan dediler ama hiçbirşey yapacak halim kalmamıştı artık. Kös kös saatin 12:00 olmasını bekledim ve yattım.

O haftasonu kızlarla buluştuk. Olayı daha detaylı anlatmamı istediler. Ben de elimden geldiğince tarafsız olarak detayları anlattım. Arkadaşım Zeliha dinledi dinledi ve durup “kızım farkında değilsin galiba ama olayı başlatan sensin. Herkesin küfür algısı farklıdır. Senin için önemsiz olan bir kelime başkası için küfür sayılabilir. Ayrıca sen direkt adama “kedim senden değerli, olsan ne olmansa ne çok da fifi” demişsin. Kolay mı aşık bir erkeğin sevdiğinden böyle bir laf işitmesi. Bariz kendini kaybetmiş işte… Tamamen haklı demiyorum ama kızgınken insan ne dediğini bilemeyebilir. ” dedi.

İşte o an “hay bin kunduz naaptım ben oldum”. Zeliha doğru söylüyordu. Direkt karşımdakini suçlamak ne kadar da kolay gelmişti bana. Olaya tarafsız bakamadığım için de “manyak bu” deyip defteri kapatmıştım.

Eve gider gitmez aradım. Baktım numaramı engellemiş. Mesaj yazdım.
– Engelimi kaldırır mısın seninle konuşmamız lazım
– Konuşacak ne kaldı ki?
– Sesimi duymak istemiyor musun.
– Kaldırdım…

Bir süre karşılıklı özür diledikten sonra öğrendim ki ben de sütten çıkmış ak kaşık değilmişim. Mutfakta çemkirirken bir değil, birkaç kez “gerizekalı” demişim. Hem de gitgide volumu yükseleterek… “İlkini duymamazlıktan geldim, ancak duy beni dercesine sesini yükseltip tekrarlayınca bende de film koptu” dedi.

O korkunç yılbaşına kadar o kadar iyi anlaşıyorduk ki ilişkimize ikinci bir şans vermeye karar verdik. İşte Nilgün’ün psikologunun bahsettiği de buydu. İkimiz de hata yapmıştık. Ancak ilişkimiz,  bu ilk hatayı yok sayabilecek kadar değerliydi.

Yılbaşının üzerinden henüz sadece 25 gün geçti. Ancak her geçen gün birbirimizi daha iyi tanıyıp, daha da çok seviyoruz. Beni her gören “gözlerin parlıyorum kızım senin, aşık mısın nesin” diyor. Düşüyorum da o gün Zeliha’yı dinlemeseydim bu mutluluk elimden çoktan uçup gitmiş olacaktı. Hem de haksız yere sadece karşımdakini suçlayarak…

Artık dersimizi aldık, birbirimizin basılmaması gereken düğmelerini biliyoruz. Ve ilişkimizin ahmaklığı kaldırmayacağının bilincinde daha özenli davranıyoruz. 

Yazan: faVoRiTe

 

Bir önceki yazımız olan Kenneth Cole Saatler Modasaat.com ile Fark Yaratıyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

2 Comments
  1. 31 Ocak 2014

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir