Hüddam Nedir Sorusunun Cevabı Burada!

Hüddam nedir sorusuna cevap bulabileceğiniz makalemizi dikkatle okumanızı öneririz. Cin ve şeytanları kontrol edebilmeyi amaçlayan Hüddam, bu gibi varlıkları kendine hizmet ettirmeyi amaç edinen bir ilimdir (!). Şimdilerde ise bu tip çalışmalar unutulmaya yüz tutmaktadır, bu gibi çalışmaları öğrettiğini iddia eden resmi kişi ya da kurumda bulunmaz zaten. Büyücü kimseler bu tehlikeli işi bir şekilde öğrenip bilirler. Antik Mısır dönemine kadar giden köklü bir öğreti olan Hüddam, Mısır’a İslam dini ulaştıktan sonra tamamen yasaklanmıştır. Bunlara ek olarak cin çağırma, cine tapma benzeri tüm ayin ve işler yasaklanmıştır.

Dinlerin bir çoğu Hüddam konusuna bir şekilde değinmektedir. Tüm dinlerin kutsal saydığı kitaplar Hazreti Süleyman’ın cinleri kontrol edebildiğini ve emrinde çalıştırdığını yazar. Cinleri tutsak ederek onlara hükmedebilmek ve istediğini yaptırabilmek gerçekten tehlikeli bir işti ve bunu yapabilen Dünya üzerinde sadece tek bir kişi oldu. Cinler çeşitli büyü ve tılsımlarla insanların kontrolüne girebilirler. İşte Hüddam denen öğreti bu tip tılsım ve büyüleri bildirir ve onları tutsak etmenin metotlarını aynı şekilde. Hüddam, İslam dini inancına göre Müslüman cinleri kontrol edebilmeyi aktaran bir ilimdir ve tamamen günahtır. Zaten büyünün ve bu tip gizemlerin her türlüsü günahtır.

Hüddam İlmi Nedir?

Hademe kelimesinin çoğulu olan Hüddam, vazifeli ve görevli gibi anlamlara gelir. Terim olarak kişinin türlü işleri için ona yardımcı olacak kişi demektir. Bazı hüddamların zor bazılarının ise sakin mizaçlı olduğu bilinmektedir. Genel olarak ise çift kişilikli olarak nitelendirilirler. İtaatkar hüddamın bazı zamanlarda sert bazen de sakin olabilmesi mümkündür. Hüddam’a görev verebilmek için adını bilmek gerekir. Bazı hüddamlar kişilere aşık olabilmektedir. Hüddam ilmine ise herkes vakıf olamaz. Usta – çırak ilişkisi içinde yürüyen bu gizli ilim her ruhun istidadına uygun değildir.

Yahudilik ve Hristiyanlık bu çalışmayı şeytanları kontrol etmeyi amaçlayan bir ilim olarak görür ve günah olarak değerlendirilmez. Hristiyan ve Yahudi inanışında, bağlı oldukları kutsal kitaplarda insanların yüce yaratıcının bahşettiği güç ile cin ve şeytanları kontrol altına alabileceğine inanılır. Kuran-Kerim’de mevcut tüm sure ve ayetler için görevli bir cin bulunulduğu bildirilir ve bu şekilde inanılır. Hüddam ilmi, İslamiyet yapısı itibariyle bu cinleri kontrol altına almayı ve tabi ki hükmedebilmeyi kapsar. Eğer Müslüman bir cini kontrol altına almak istersek Kurân’da bulunan surelerin okunması gerekir. Kuran’ı Kerim’e göre kötü cinler ve şeytanlar, yüce Allah bizlere müsaade vermeden asla kontrol altında tutulamaz. Hz. Süleyman’ın (AS) Allah’ın bahşettiği kudret neticesinde en tehlikeli ve kötü cinleri dahi kontrol altına aldığı bilinmektedir. Kuran’da cinlerin kontrol edilmesi hakkında malumat bulunmaz. Kuran-ı Kerim, cinlerle bağlantıya geçmeyi, onları kontrol altına alarak menfaat için iş yaptırmayı yasaklar. Bu sebepledir ki İslamiyette Hüddam ilmi de azı da çoğu da günah sayılır ve tamamen yasaktır. Cinlerden iyi yahut kötü amaçlarla faydalanmak ya da onlardan bir şeyler istemek son derece günahtır.

Hüddam’ın Zararları Nelerdir?

Başta peygamber efendimiz olmak üzere tüm nebi ve velilerin ve tabi ki Kuran’ı Kerim’in şefaatından mahrum kalacaklardır. Müslüman Cinler hür iken kendilerini zorla esir eden, kurana hizmet ederken bu hizmetten mahrum eden kişilerden şikayetçi olacak ve haklarını mutlaka alacaklardır. Şunu da ekleyelim kul hakkı sadece insanlar arasında gerçekleşecek bir hadise değildir. Hayvanlar arasında dahi bir hukuk mevcuttur ve her hak er ya da geç sahibine verilecektir. Ayrıca kuranı kerim de bu kişiden şikayetçi olmaktadır. Zira Kuran-ı Kerim’in ayet ve sureleri dünya menfaati için kullanılmış, kuranı para karşılığı satılmıştır. Kurtuluş ve şifa kaynağı olarak gönderilen kuranı kerim maksadının dışına çıkarılmış ve menfaat kaynağı olarak kullanılmıştır. Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde “Kuranı Kerim ahirette mutlaka karşınıza çıkacaktır. Ya (ya Rabbi bu beni öğrendi, okudu, bende yazılanlarla amel etti….. diye) şefaatçi olur ya da şikayetçi olur. Şefaati da makbuldür (şefaat ettikleri cennettedir) şikayeti de makbuldür” buyurmuştur.

Hüddam’ın Dünya’daki Zararları Nelerdir?

Hüddamcı, büyücü, falcı ya da cincilerin şimdiye  kadar iflah oldukları neredeyse hiç görülmemiştir. Cinler sayesinde ufak tefek dünyalık edinen insanlar belli bir zaman sonra mutlaka sefalete düşmüşlerdir. Zira cinler kendilerini alı koyan o kişiye gece gündüz durmadan beddua edeceklerdir. Bu tip şarlatanların ölüm anları da çok zor geçer. Dünya hayatında ibadetlerinden zevk alamazlar. Yanlarına ne melek ne de ruhani kimseler yaklaşmaz. Çünkü onlar zalim durumuna düşmüşlerdir. Allah’ın rahmeti de zalimlere tecelli etmeyecektir. Ölüm anları geldiğinde yanı başlarında hiçbir melek (bedenlerinde vazifeli olanlar ayı olmak üzere), hiçbir ruhaniyet bulunmaz. O cinler de artık bedenini terk etmişlerdir. Dolayısıyla bu aşağılık kimse şeytanla baş başa kalacaktır. Şeytan bu tiplerin imanını (bulundukları zor ve çetin halden istifade edip kandırarak) ellerinden alırlar. Azrail (AS) de onların canını bir kafir ve zalimin canı nasıl alınıyorsa öyle acıtarak alır.

Bir önceki yazımız olan 11 Eylül Saldırıları ve İlk Kez Duyacağınız Komplo Teorileri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir