Hz. İsa | Yeryüzüne İnmesi ve Deccali Öldürmesi

Ulu’l azm olarak ifade dilen beş büyük peygamberden birisi olan ve Mesih unvanıyla anılan Hz. İsa, Hz. Meryem’den yaratılmıştır. Otuz yaşına geldiğinde hak peygamberlik kendisine ulaşmış, üç sene sonra da Yahudi suikastına maruz bırakılmadan Allah tarafından gökyüzüne çıkarılmıştır. Çarmıha gerilme iddiası dinimiz İslam’da bu şekilde izah edilir. Yahudiler içinde doğup büyüyen Hz. İsa’nın döneminde Yahudilerin geleneksel olarak babalarının ismiyle anılması sebebi ile Hz. İsa yaşamı süresince Yusuf’un oğlu İsa olarak bilinmiştir. Rivayetlere göre Hz. İsa, ahir zamanda tekrar yeryüzüne inerek ümmet-i Muhammed’den olacaktır. Hz. Zekeriya kendisini meshettiği, meshederek hastalıkları iyileştirdiği, yeryüzünü meshedeceği, yani katedeceği gibi hususlar yüzünden bu isimle de tanınır. Kuranı Kerim’de; Hz. Meryem’in annesinin Hz. Meryem’i doğurması anlatılır. İsa’nın daha beşikte konuştuğu ve babasının olmadığı, Hz. İsa’nın yaratılmasının Hz. Adem’in yaratılışı gibi yoktan olduğu, onu asanlara asılmış gibi gösterildiği, kendisinin Allah katına yükseltildiği yazılır.

İncil’e göre ise, Hz. İsa peygamberliğinde engellerle karşılaşarak kışkırtıcılıkla suçlanmış ve Yahudilerin ısrarlı “Haça germe” teklifleri karşısında Roma İmparatorluğunun Yehudiye bölgesinin 6. valisi Platus (Filatos) tarafından haça gerilmiştir. Diğer İncillere göre, Hz. İsa’nın yerinin bilinmediği, ancak 12 Havariden birisi olan Yehuda İskaryot’un 30 gümüş gibi az bir meblağ karşılığında onun yerini söylediği, Allah’ın da ceza olarak onu Hz. İsa‘ya benzettiği ifade edilir. Yine ifade edelim; bazı hadislere ve İslam yorumlarına göre yükseltildiği gök yüzünden Kıyametten önce gelecek (beklenen Mesih) ve mehdi ile birlikte İslamı hakim kılacak, deccalı öldürecektir.

Mîlâdî takvim Hz. İsa’ya göre düzenlenmiştir. Milat, Hz. İsa‘nın doğumudur ve zaman çizelgesinde başlangıç noktasını ifade eder. Milattan önce (M.Ö) ile İsa’dan önce (İ.Ö) ve milattan sonra (M.S) ile İsa’dan sonra (İS) aynı anlama gelir. Yine milattan sonra anlamında kullanılan AD (Anno Domini) ise Latince “Efendimizin (!) yılında” anlamına gelir.

Basilid, Cerinthi, Carpocrati gibi farklı mezheplerde ise Hz. İsa‘nın akıbeti ihtilaflıdır ve çarmıha gerilmediğini kabul eden Hristiyanlar da vardır. Bu konuda Hristiyanlar üç gruba ayrılır. Melkâiye grubu, Hz. İsa’nın hem bedenen, hem de rûhen çarmıha gerildiğini, fakat bu ölümün ruhuna doğrudan değil de temasla ve hissen vâkî olduğuna inanırlar. Yakubiye ise iki cevherden meydana gelen cevher-i Mesih’in idam edildiğini, Nasurîler ise bedenen öldürüldüğünü, fakat ruhunun göklere yükseldiğini söyler.

Konuyla ilgili Kuran’daki bazı ayetler şu şekildedir:

“Yahudîler, İsa’yı öldürmek için hile yaptılar. Allah da onları kurdukları tuzağa düşürdü ve İsa diye kendilerinden birini öldürttü. Allah, hileyi hileyle cezalandıranların en hayırlısıdır.”

“O vakit Allah buyurdu ki: ‘Ey İsa! Seni ecelin geldiğinde öldürecek olan Benim. Seni Ben semaya yükselteceğim, Yahudîlerin suikastından tertemiz kurtaracağım ve sana uyanları Kıyamete kadar, seni inkâr edenlere üstün kılacağım.”

“Onlar, İsa’yı inkâr etmeleri, Meryem’e pek büyük bir iftirada bulunmaları ve ‘Allah’ın Resûlü Meryem oğlu Mesih İsa’yı biz öldürdük’ demeleri sebebiyle de lânete uğramışlardır. Onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat başkası ona benzetildi de onu öldürdüler. Muhakkak ki, bu hususta ihtilâfa düşenler, İsa’yı öldürüp öldürmedikleri hakkında şüphe içindedirler. Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur; kapıldıkları şey, ancak bir zan ve tahminden ibarettir. Hakikatte ise, Allah, onu Kendi huzuruna yükseltti. Allah’ın kudreti herkese gâliptir ve Onun her işi hikmet iledir.”

Ayeti tefsir eden İslam alimleri, bu konuyu şöyle yorumlar: Yahudiler, Hz. İsa’yı öldürmek için yanına girdiklerinde onu bulamadılar. Çünkü Cenab-ı Hak, onu gökyüzüne çıkarmıştı. Telaşlanan ve halkın karışmasından korkan Yahudiler, bir kişi tutup onu Hz. İsa diye çarmıha gerdiler. Halk çarmıha gerilen adamı ismen tanısa da şahsen tanımamaktaydı. Diğer bir yoruma göre ise, Yahudîler, Hz. İsa’nın bir evde olduğunu öğrenmiş, öldürmek için eve gitmişlerdi. Başlarındaki Yehuda, Taytayus adında birini öldürmesi için içeri gönderdi. Cenab-ı Hak ise, İsa Aleyhisselâmı göğe kaldırmış, o adamı da İsa’ya benzetmiş, Yahudîler de Hz. İsa diye onu asmışlardı.

Alimler, İsâ Aleyhisselâmın yeryüzüne gelişinin; Kitap, Sünnet ve icma ile sabit olduğunu ve bunun mütevatir hadislere dayanan bir inanç meselesi haline geldiğini, inkar edenin küfrüne hükmedileceği kanaatine varmışlardır. Ayet ve hadislerde, Kıyamet alametlerinin anlatıldığını görürüz. Bunlar hadis kitaplarında olsun, İslâm âlimlerinin eserlerinde olsun, “Kıyamet alâmetleri” başlığı altındadır. Bu alâmetlerden biri de, Hz. İsa’nın yeryüzüne inmesidir. Yani İsa Aleyhisselâm, Kıyametten önce yeryüzüne inecektir. Cenab-ı Hak, bir ayetinde, “İsa’nın inişi Kıyamet alametlerindendir” buyurarak bu hakikate işaret etmiştir. 

Alimler derler ki: 

Hz. İsa, Şeriat-ı Muhammediyeyi tekrar ve tecdidle görevlidir. İslâmla amel edecek tek peygamber, Hz. İsa’dır. O, dinin hor ve hakir görüldüğü, itildiği bir zamanda gelip âdil bir hâkim olarak vazife yapacaktır. Yeryüzüne inmeden önce o günün şartlarında İslamla ilgili gerekli her türlü bilgiyi öğrenmiş olarak gönderilecek ve geldiğinde bunları tatbik edecektir.

İmam-ı Rabbanî (r.a.), Hz. İsa’nın Resûlullah Efendimizin (a.s.m.) şeriatına tâbi olacağını, İmam-ı Nevevî de şeriat-ı Mahmmediyeyi tatbik etmek için geleceğini söyler. Buharî ve Müslim’deki diğer hadislerde de durum sabittir. Hz. İsa yeni bir dinle gelmeyecektir. “Domuzu öldüreceği, haçı kıracağı, cizyeyi kaldıracağı” Müslim’den rivayet edilir. Hz. İsa’nın, akla, ilme ve hakikate ters hurafelerle aslı değiştirilen Hristiyanlığı bunlardan arındıracağı bildirilir.

Hz. İsa’nın en büyük muvaffakiyetlerinden biri ise, Deccalı Hz. Mehdî’yle birlikte öldürmesidir. Rivayete göre Resûl-i Ekrem (a.s.m.) Miraca çıktığında Hz. İsa’yla görüşmüş; Deccal söz konusu olmuş ve Hz. İsa şöyle demişti:

Rabbim bana Deccalın çıkacağını haber verdi. Yanımda kadib ağacından yapılmış iki ok bulunacak. Deccal onları görünce kurşunun erimesi gibi eriyecektir.

Hz. İsa (a.s.) gökten inecek, Deccalı öldürecek veya Hz. Mehdî’nin Deccalı öldürmesine yardım edecek.” “Mehdî, İsa (a.s.) ile beraber çıkacak, Filistin topraklarında Bab-ı Lüdd’e Deccalı öldürecek, Mehdî’nin Deccalı öldürmesine yardım edecektir.

Durum şöyle anlatılır: Kademe kademe planladığı sinsi icraatını yapmaya başlayan Deccal’le birlikte sıkıntılı bir dönem başlar. Döneminde inanalar şiddetli sıkıntı ve açlık çekerler. Afik Akabesine veya Şam’daki Duhan tepesine sığınmak zorunda kalırlar. İşte böyle bir zamanda Hz. İsa bir sabah namazı vakti gelir, Deccal onu görünce kurşunun eridiği gibi erir. Hz. İsa bin Meryem, iki eli iki meleğin omuzunda olarak Şam’ın doğusundaki minareye inecektir. Nefesinin ulaştığı her kâfir ölecektir. Deccalı da arayıp bulacak ve Lüd kapısında öldürecektir.

Hz. İsa, Deccalı öldürdükten sonra insanlar hak dine girecek, İslam bütün ağırlığıyla varlığını hissettirecektir.

 

Bir önceki yazımız olan Sabah Namazı ve Fazileti Hakkında başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

One Response
  1. 06 Mayıs 2014

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir