İttihat ve Terakki Hakkında Özet Bilgiler

İttihat ve Terakki, İttihat ve Terakki Ne Demek gibi basit tarihi sorularınıza cevap bulabileceksiniz:

İttihat ve Terakki Fırkası olarak da bilinen İttihat ve Terakki Cemiyeti, tarihi kayıtlarımıza “Birlik ve İlerleme Partisi” olarak çevrilebilir. Söz konusu cemiyetin üyeleri İttihatçılar olarak anılmaktadır. 1889 senesinde kurulacak İttihat ve Terakki, 1908-1918 seneleri arasında kısa bir süre Osmanlı Devletini idare etti, İkinci Meşrutiyet’in ilanına da öncülük etti. Cemiyetin 1918 yılında kendini feshedişinden sonra üyelerin çoğu Milli Mücadele içinde yer almıştır.

İttihat ve Terakki; iktidar partisi olarak yönetimde olduğu dönemde milliyetçi ve batı yanlısı bir siyaset izledi. Eğitimin çağdaşlaşması, hukukun laikleşmesi için çaba gösterildi. Türk Ocağı gibi milliyetçi kültür derneklerinin açılması; girişimcilik, kooperatifçilik desteklendi. 1914 seçimlerini ezici bir şekilde kazanacak söz konusu parti, dönemin etkin ülkelerinden Almanya ile askeri bir yakınlaşmaya gitti. Enver Paşa’nın Alman sevdalısı siyaset tarzı fırkanın siyasetini ve ülkenin kaderini de doğrudan etkiledi.

Başlangıçta Osmanlı devletinin anayasal bir düzene oturmasını savunan gizli bir dernek yapısındaki örgüt; anayasanın kabul edilip II. Meşrutiyet’in ilanından sonra iktidarı denetleyen bir siyası parti (İttihat ve Terakki Fırkası) halini aldı. 1 Kasım 1918 kapanış tarihi olarak verilebilir. Siyasi lider Talat Paşa, Askeri liderler ise Enver ve Cemal Paşa’dır.

cemal paşa enver paşa talat paşa

Bir devrin ve bir kuşağın da adı olarak da bilinen İttihat ve Terakki, kendinden önceki Genç Osmanlılar kuşağının devamıdır; “Jön Türkler” diye de kendilerinden bahsedilir. Lakin “Jön Türkler” yalnızca ittihatçıları değil o yılların diğer muhalif grup ve kesinleri de kapsamaktadır.

  1. 1889’da Askeri Tıbbiye Mektebinde İttihad-ı Osmanî Cemiyeti adlı gizli bir örgüt olarak ilk adımları atıldı.
  2. Sultan II. Abdülhamid, cemiyetin varlığından 1892’de haberdar oldu. Hafiyeler tarafından takip edildiler.
  3. 1895’ten itibaren tıbbiyelilerin hapis ve sürgünlerle dağılmasından sonra; memur, subay, ulema gibi başka çevrelerden üyeler etkin oldular.
  4. 1896’da Paris’te gerçekleşen olağanüstü toplantıda Mizancı Murat Bey başkanlığa getirildi.
  5. 1899 yılında II. Abdülhamid’in akrabalarının Avrupa’daki İttihatçılara katılması cemiyete güç verdi.
  6. 4-9 Şubat 1902 tarihlerinde Paris’te “İlk Osmanlı Liberaller Kongresi” gerçekleşti.
  7. Sonradan “I. Jön Türk Kongresi” diye anılan kongre, 47 kişinin katılımı ile yapıldı.
  8. 1906 Eylül ayında Selanik’te istibdat yönetimini yıkmayı amaçlayan ihtilalci Osmanlı Hürriyet Cemiyeti kuruldu.
  9. Merkezi Paris’te bulunan Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti ile 27 Eylül 1907’de resmi olarak birleşti.
  10. Birleşme esnasında cemiyet ismi de değişti ve Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) oldu.
  11. Paris, cemiyette dış merkez; Selanik ise iç merkez olarak kabul edildi. Askeri bir nitelik de kazanıldı.
  12. 29 Ekim 1907’de Mustafa Kemal, arkadaşı Ali Fethi Okyar’in ısrarı ile 322 numaralı üye olarak derneğe girdi.
  13. 1907 sonunda Paris’te tüm muhalif grupların katılımıyla II. Jön Türk Kongresi düzenlendi.
  14. II. Abdülhamid’i tahttan inmeye zorlamak ve parlamenter bir yönetimin kurulması etrafında birleşildi.

1908 İttihat ve Terakki Devrimi şöyle gerçekleşti:

3 Temmuz 1908 tarihinde Resne’de Kolağası rütbeli Resneli Niyazi Bey’in 200 asker ve aynı sayıda 200 sivil ile dağa çıkışı ile ihtilal fiilen başladı. Selanik merkezli 3. Ordu’nun tamamladığı 1908 Devrim’ini Selanik’te faaliyette olan İttihat ve Terakki merkez komitesi organize etti. Bir diğer iddia ise ihtilalin, II. Abdülhamid’in tahta çıkış günü olan 1 Eylül’de yapılacağı yönündeydi. 3 Mart 1908’de İngilizlerin Makedonya sorunu hakkında çıkardığı genelge, yöreye olası bir tecavüzü engellemek isteyen cemiyet subaylarını harekete geçirdi.

II. Abdülhamid’in bu kalkışmaya isyana (!) karşı aldığı tedbirler, subayların umumiyetle cemiyet üyesi olması nedeniyle pek bir işe yaramadı. Manastır merkezden; padişaha, Kanun-ı Esasî’yi yürürlüğe geçirip ve 26 Temmuz tarihine kadar Meclis-i Mebusan’ın açılışına izin vermesini isteyen bir telgraf çekildi. Eyüp Sabri komutasındaki Ohri ve Niyazi Bey idaresindeki Resne taburları 22 Temmuz gecesi Manastır’da birleşerek Manastır Fevkalade Kumandanı olarak görevde bulunan Müşir Fevzi Paşa’yı dağa kaldırdılar. 23 Temmuz’da yapılan 21 pare top atışı ile beraber Manastır’da Meşrutiyet yönetimi İttihat ve Terakki tarafından ilan edilecektir.

çanakkale savaşı

Hadise, Yıldız Sarayı’na telgraflarla nakledildi. 23 Temmuz’u 24’e bağlayan gece Kanun-ı Esasinin yürürlüğe geçişine ittifak verildi ve resmi ilan ertesi sabah gazetelerde yayınlandı. İttihat ve Terakki Cemiyetinin hareketi, çetecilik üzerinden yönetimi ele alan ilk hareket olarak tarihte kendisine yer buldu.

İttihat ve Terakki ve II. Meşrutiyet dönemi detayları:

  1. 1908 yılında Selanik’te toplanan gizli kongrede cemiyetin siyasi fırkaya dönüşmesine karar verildi.
  2. Şubat 1909’da Kamil Paşa hükümeti mecliste grubun verdiği güvensizlik oyuyla düşürüldü.
  3. Bu, Osmanlı’da mecliste güvensizlik oyuyla düşürülen ilk ve son hükumet olmuştu.
  4. Cemiyet 22 Eylül 1909 tarihinde Selanik’te bir gizli kongre daha düzenledi.
  5. Trablus delegesi olarak katılan Mustafa Kemal, yaptığı konuşmalarda partisini tenkit etti.
  6. Cemiyette subayların olmaması gerektiğini, siyasetçilerin ise askerliği bırakması gerektiğini söyledi.

31 Mart vakası detayları:

  1. Nisan 1909’da muhalif gazeteci Hasan Fehmi Bey’in Galata Köprüsü üzerinde öldürülmesi üzerine çıkan olaylar, Terakki iktidarına karşı “31 Mart Vakası” olarak bilinen ayaklanmayı alevlendirdi, başlattı.
  2. Toplanma, Selanik’ten gelen birlikler tarafından bastırıldı ve cemiyet eskisinden baskın bir şekilde iktidara yerleşti.
  3. 31 Mart Vakasının tek sorumlusu olarak gözüken II. Abdülhamid tahttan indirildi.
  4. Yerine gelecek V. Mehmed Reşad, kukla olmaktan öteye gidemeyecekti.
  5. Ağustos 1909’daki Kanun-ı Esasi değişikliğiyle siyasi erk, meclisin tekeline alındı.

Bâb-ı Âli Baskını ve detayları:

  1. 1911’de mecliste yeni muhalifler ortaya çıktı. Hürriyet ve İtilaf Fırkası, en büyük rakipti.
  2. Şubat 1912’deki meclis seçimleri, yaşanan olaylar ve yolsuzluklar nedeniyle tarihe “sopalı seçim” olarak geçti.
  3. Muhalefet sonuçları gayrimeşru ilan etti; ordu içinde Halaskar Zabitan ismiyle, İTC güçlerine son vermeyi hedefleyen bir örgüt çıktı.
  4. İTC egemenliğini bitirmeyi hedefleyen Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın Büyük Kabine’si, Şubat 1912 seçimlerini iptal ederek meclisi feshetti.

Ekim 1912’de başlayan Balkan Savaşı’nın kısa zamanda yıkıma dönüşmesi üzerine şiddetli bir milliyetçilik faaliyetlerini benimseyen cemiyet; yenilginin suçunu hükümete yükledi. 23 Ocak 1913’de Enver Bey öncülüğünde silahlı bir grup kişinin Bâb-ı Âli’de toplantı halindeki hükumeti silahla basması, Harbiye Nazırı Nazım Paşa’yı katletmesi ve sadrazam Kamil Paşa’nın kafasına silah doğrultarak istifa etmeye zorlayışı ile İttihat ve Terakki, askeri darbe ile iktidarı yeniden ele geçirdi. İktidarı ele geçirdikten sonra yine kendi hükumetini kurmayan cemiyet, Mahmud Şevket Paşa’yı sadrazamlığa getirse de, 11 Haziran 1913’da Mahmut Şevket Paşa’nın bir suikasta kurban gitmesi üzerine iktidara ağırlığını koydu.

Bir sonraki kongrede hükümet denetleyicilik yerine, iktidar partisine dönüşmeye karar verildi. Fırkanın reisi Said Halim Paşa başkanlığında ve sadrazamlığında kapsamlı bir diktatörlük tesis edildi. Mahmud Şevket Paşa suikastı ile alakası bulunan 24 kişi idam edildi, cemiyete muhalif 250 kişi Sinop’a sürüldü; muhalif basın kapatıldı. Cemiyetin ileri gelen kişilerinden Enver Bey’in I. Balkan Savaşı’nda kaybedeceğimiz Edirne’yi geri alışı sonrasında söz konusu cemiyetin saygınlığı yeniden yükseldi Harbiye Nazırı göreviyle bölgeye atanan meşhur Enver Paşa, Talat ve Cemal Paşa ile birlikte partinin önderi oldu.

I. Dünya Savaşı Yılları ve İttihat ve Terakki’nin sonu

Cemiyet yönetim ile Almanlar arasında 2 Ağustos 1914’te padişaha dahi haber verilmeksizin imzalanan ittifak sonrası Osmanlı, I. Dünya Savaşı’na Almanya safında katıldı. Hadise, cemiyet içinde eleştiri ve bölünmeyi beraberinde getirdi. Cavit Bey, Ahmed İzzet Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa gibi mühim aydınlar hükümetten ve askeri görevlerinden istifa ettiler. Fethi Bey, Rauf Bey, Mustafa Kemal gibi bazı subaylar da görevlerini sürdürmekle beraber Enver Paşa idaresindeki cemiyet üst kadrolarına karşı farklı derecelerde tavır gösterdiler.

Savaş yıllarında Talat Paşa sadrazam yapıldı. Harbiye nazırı ve başkomutan Enver Paşa’nın idaresindeki ordunun savaşın ilk günlerinde Sarıkamış’ta, sonrasında ise Irak ve Süveyş’te ağır yenilgiler alması, Enver Paşa’ya yakınlığıyla tanınan İaşe Nazırı Topal İsmail Hakkı Paşa’ya isnat edilen büyük mali yolsuzluklar rejimi yıprattı.

I. Dünya Savaş’ındaki yıkımın kesinleşmesinden sonra Talat Paşa idaresindeki hükumet 8 Ekim 1918’de istifa etti. 1 Kasım’daki olağanüstü kongrede İTC kendisini feshedip Teceddüd Fırkası ismiyle yeni bir parti teşkilatına karar verildi. Enver, Talat ve Cemal Paşalar, 1 Kasım’ı 2 Kasım 1918’e bağlayan gece Alman torpidobotu R-1 ile başkentten ayrılarak 3 Kasım 1918’da Sivastopol’a vardı.

Bir önceki yazımız olan Sultan Abdülhamid Hakkında Bilinmeyenler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir