Kaza Namazları Ne Zaman ve Nasıl Kılınır?

Dinimizde farz bir namazı geçirmeden vaktinde kılmaya eda, vakti geçtikten sonra kılmaya kaza, bozulan bir namazı tekrar kılmaya da iade denir. Bir vakit namazı kasdî olarak kılmayıp kazaya bırakmak dinimizde büyük bir günahtır. Böyle bir hareketten her zaman uzak durmalıdır. Bu çeşit bir hataya düşülmesi durumunda, bir an önce kaza edilmeli, ölümün ne zaman geleceği unutulmadan bu borçtan kurtulunmalıdır. Bazı özürler vardır ki, bu hallerde kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmezler. Kadınların âdet ve lohusalık hali, beş vakit devam eden sar’a veya cinnet hali bu tip özürlerdendir. Zaten âdet gören ve lohusa olan kadının namaz kılması caiz olmayıp haramdır.

Zamanında kılınmayan bir namaz, her ne kadar kaza edilmekle borçtan kurtulunmuş olunsa da, işlenen günah için ayrıca tövbe istiğfar edip, Allah’tan af dilemek lâzımdır. Bunun için hem kaza, hem de tövbe edilmelidir. Vakti içinde kılınmayan beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vacip, sünnetin kazası da sünnettir. Kazası sünnet olan, yalnız sabah namazının sünnetidir. Günün sabah namazı kazaya kalmış ise öğleye kadar kılınınca farzıyla birlikte sünneti de kaza edilir; öğleden sonraya kalınca sünnet kılınmaz, sadece farz kaza edilir.

Kerahet vakti dediğimiz zamanlarda kılınmamasına dikkat edilir. Bu vakitler de güneş doğduktan 45 dk sonraya, güneş batmadan 45 dk. önceye kadar ve güneş tam tepede olduğu zaman (öğleye 30 dk. kala) namaz kılınması hoş görülmemiştir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza namazı kılınabilir.

Kaynak: Sorularlaislamiyet.com

Bir önceki yazımız olan Bektaşilik Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir