Körfez Savaşı Hakkında İlk Kez Duyacağın Bilgiler

Devrik ve daha sonraki yıllarda idam edilecek lider Saddam Hüseyin, Kuveyt’in Irak’a bağlı Basra eyaletine bağlı olduğunu iddia ederek 2 Ağustos 1990’de Kuveyt’i işgal eder. Bu işgalin Saddam’ı bataklığa çekmek isteyen ABD onaylı olduğunu ifade eden çok sayıda tez mevcuttur. Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında Amerika’nın başını çektiği kuvvetler ki bunlar; İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Suriye, Mısır ve ilave 28 koalisyon üyesi Irak’a savaş açar. Bu savaş yazılı kaynaklarda Körfez Savaşı, Birinci Körfez Savaşı veya Çöl Fırtınası Harekatı olarak bilinmektedir.


7 Ağustos 1990 tarihinde Arap yarımadası korunma planı olarak adlandırılan OPLAN -1002-90 yürürlüğe girecektir. İlk 60 günlük süre içinde 107 bin askeri personel, ve 520 bin ton kargo Suudi Arabistan’a gelmiştir bile. Saddam bu süre zarfında geri çekilmek için hiç bir adım atmaz. Altı hafta süren bombardıman süresince 100 bin sorti yapılacak, 300 cruise füzesi kullanılacaktır.

2 Ağustos 1990’da Irak’ın “Petrol Deposu” Kuveyt’e askeri çıkarmada bulunması ve işgali büyük devletlerin tepkisini çekmiştir. Bu tepkilerin sonucu olarak BM tarafından Irak’a, bir dizi ekonomik ambargo uygulanmaya başlanır. ABD’nin o yıllardaki başkanı George Bush askeri kuvvetlerini Suudi Arabistan’a yığarak diğer üye devletlerden de askeri yardım talep eder. Amerika’nın bu talebi sonrasında bir araya gelen koalisyon güçleri ve katılımcı ülkeler bazında; II. Dünya Harbinden sonra en büyük koalisyon ittifakı bir araya getirilir. Hatta Suudi Arabistan savaşın 60 milyar dolarlık maliyetinin 36 milyar dolarlık kısmını bizzat üstlenmiştir. Ayrıca körfez savaşı için yapılan canlı yayınlarla TV yayıncılık tarihinde çığır açılır. Batmak üzere olan CNN hortlar. Harekat 17 Ocak 1991’de Kuveyt’teki Irak güçlerini çıkarmak için hava harekatı ile start almış ve devamında 24 Şubat’ta kara harekatı uygulanmıştır. Kara harekâtından neredeyse dört gün sonra Irak teslim olur antlaşma imzalanmıştır.

Çöl Fırtınası denen (Operation Desert Storm) yıkım operasyonu 17 Ocak 1991 sabahı saat 02:40’da start aldı. İki ABD helikopteri Irak için hayati önemdeki iki radar istasyonunu imha etti. Bunu izleyen anlar içinde F-117’ler Bağdat üzerinde dolaşmaya ve kent için önemli olan hava muhafaza sistemleri ve idari binalarını bombalamaya başladılar.

Kuveyt’i işgal yıllarında idare eden El Sabah ailesi İran-Irak harbi sırasında Saddam Hüseyin’e milyarlarca dolarlık yardımda bulunur. Saddam Hüseyin’e duyulan sevgiden çok İran’a duyulan husumet bu cömert yardımı sağlar. Saddam Hüseyin tüm Sünniler adına savaştığını iddia ederek El Sabah ailesinin bu borcu silmesini beklemektedir.

Körfez Savaşı Nasıl Başlar?

1980-88 seneleri arasında İran ile harp eden Saddam, büyük bir dış boç batağındaydı, bir çıkış arıyordu. Bu mali yıkımdan kurtulabilmek adına bölgeye söylentiler yayan Saddam Hüseyin, Körfez komşu ülkelerinin petrol fiyatlarını maniple ederek Irak devletini zarara soktuğunu iddia etmekteydi. İran-Irak savaşı yıllarında Kuveyt’ten aldıkları dış borcun silinmesini isteyen Saddam durmaz ve Kuveyt’i işgal eder. BM kararlıya, 430 bini aşan Amerika kuvveti olmak üzere toplam 700 bin kişilik koalisyon ordusu “Çöl Kalkanı” adı verilecek bir harekatla Irak’a karşı birleşirler. Tek başına koalisyon kuvvetlerine direnmeye çalışan Saddam Hüseyin’in ise sadece üç güçsüz müttefiki mevcuttu. Bunlar; Ürdün, Yemen ve Filistin Kurtuluş Örgütüydü. Kara harekâtına başlandıktan kısa bir süre sonra Saddam Hüseyin, Irak’ta çalışmakta olan 1200’ü İngiliz, 900 Amerikalı ve 200 Japon’u ve az sayıdaki Polonyalı ve Almanı tutuklayıp  hapsetti. Kuveyt’e yapılacak hava operasyonu sonrasında geri çekilen Irak birliklerine kara harekatı başlatıldı. Operasyonda sadece 200 koalisyon birliği askeri ölürken; Irak askeri kuvvetleri 100 binden fazla asker ve sivil kaybı yaşadı. Ayrıca 180 bin Irak askeri koalisyon güçlerine silah bırakarak teslim oldu ve savaş koalisyon birliklerinin kesin ve kısa sürede kazanılan zaferiyle sonuçlandı.

  • ABD Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan bir rapora göre savaşın maliyeti 61.1 milyar dolardır.
  • Savaş esnasında Irak hava gücünün büyük bölümü, imhadan korunmak için İran’a geçmiştir.
  • ABD Irak’a yönelik bu stratejik hazırlıklara Körfez Savaş’ından birkaç yıl önce başlar.
  • I. Körfez Savaşı ile ABD Ortadoğu’da varlığını daha da güçlendirir ve büyük İsrail planını hızlandırır.

Körfez Savaşı Sonrasında Yaşananlar

Irak idaresinin, Körfez hezimetinden sonra nükleer silah üretmeye başladığı iddia edilir. Hatta harp sırasında ayaklanan Kürt, Şii ve Azeri halklar üstünde kitle katliamları yaparak büyük tepki çekmiştir. Daha sonraları bu zulmünden kaçan büyük gruplar Türkiye sınırına sığınmış ve koalisyon güçleri tarafından Zaho kenti civarında güvenli bölge meydana getirilmiştir. Kademeli şekilde bu kamplar BM kontrolüne bırakılmıştır. Türkiye, Körfez Harekatı esnasında BM’nin ambargo kararına harfiyen uyarak Kerkük-Yumurtalık boru hattını kapatmış ve ayrıca Irak sınırında mevcut İncirlik ve Pirinçlik hava üslerini koalisyon kullanıma açmıştır. Şunu da izah etmek isteriz ki kara harekatı esnasında Saddam, koalisyon güçlerine karşı Scud füzelerini ateşlemekten çekinmez. Birleşmiş Milletlerin, Nisan 1991 de kabul ettiği antlaşmalara rağmen meşhur 687 No’lu kararın uygulanmasında ortaya çıkacak anlaşmazlıklar; ABD ve Irak’ı 12 sene sonra yeniden karşı karşıya getirecektir.

Körfez Savaşı Sonrasında Bölgede Oluşan Durum

Körfez savaşı mali ve idari anlamda Irak için çok ağır bir yıkım olur. Ülkenin alt yapısı ve en önemli üretim tesislerinden olan Endüstri ve Sanayi kuruluşları büyük zarar görmüştür. Asker ve sivillerden oluşan toplam 200 bin kişi hayatını kaybeder. Ayrıca ABD, savaşın bedelini sadece mali anlamda ödetmekle kalmamış, savaşla beraber ülkedeki mezhep çatışmaları körüklenmiş ve ülke adeta Kürt-Şii-Sünni bölünmesiyle yaşanamaz hale gelmiştir. Bu ayaklanmalara tepki olarak Saddam Hüseyin‘in aldığı sert tedbirler, Kürtlerin 500 binini sınırımıza ve 1 milyonu aşkın kesimini ise İran sınırına sığınmak zorunda bırakmıştır. Amerika “Huzur Operasyonu” adını vereceği bir harekat daha düzenlemiş ve Kürtlerin vatanlarına dönebilmelerini bu operasyon ile sağlamıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen ABD, Fransa ve İngiltere; Irak sınır güvenliğinin ve kontrolün sağlanması için ülkemize birlik kurulmasını teklif etmiş ve Türkiye kurulacak birliğe onay vermiştir. Kararla 12 Temmuz 1992’de “Çekiç Güç” adı verilen askeri yapılanma oluşturulmuştur. Kurulan bu birlik günümüzde Kuzey Irak’ın kontrol ve denetimini sağlamaktadır.

Kısa süreli savaşlar sonrasında yapılan antlaşma gereği Irak’daki tüm silahların ve üretiminde kullanılan tesislerin imhasına karar verilmiştir. Kurulan bir denetleme kurulu tesisleri tespite başlamış ve imha adımlarını bir bir gerçekleştirmiştir. Fakat Irak yetkilileri gerek yetkililerin işlerini yapmaları, gerekse tesislerin belirlenmesinde çalışanlara sıkıntılar yaşatmış ve işlemleri adeta kilitlemişlerdir. Antlaşma maddelerine uymamakta ısrarcı Irak, İngiliz ve Amerika savaş uçakları tarafından defalarca bombalanır.

Körfez Savaşı ve devam eden yıllarda Irak hükumetinin baskıcı ve saldıran tutumu ve antlaşma hükümlerini ihlal edişi, devletlerin Irak ve İran hükumetlerine karşı ambargo almasını zorunlu kılmıştır. Bu ambargo müddetince, Irak’a en çok ihracat yapan ülke konumundaki Türkiye tüm ticari faaliyetlerini kesmiştir. Esas trajikomik olan ise, Irak hükumetinin sadece petrol verip ülkesinin gereksinimlerini karşılayabilmesidir. Tahmin edileceği gibi ABD, petrol karşılığında yakıp yıktığı bu ülkeye ilaç ve gıda maddesi ihraç etmiş ve amacına tam olarak ulaşmıştır. Yapılan ambargo ile Irak ve İran hükumetlerinin köşeye sıkıştırılması hedeflenirken sadece masum sivil halk bu durumdan zarar görmüş, ortaya çıkan yoğun kıtlık ve sağlıksız koşullar nedeniyle çocuk ölümlerinde gözle görülür bir artış meydana gelmiştir.

2. Körfez Savaşı

2003 senesinde BM ambargosu altında büyük mali krizler ve sorunlar yaşayan Irak, başta ABD ve İngiltere olmak üzere Koalisyon Güçleri tarafından terörü desteklediği ve kitle imha silahları geliştirdiği gerekçesiyle yeniden işgal edildi. İkinci Körfez Savaşı süreci, Irak’ta yönetim değişikliğine ve Saddam Hüseyin’in idam edilmesine kadar gidecek süreçte önemli bir yol açtı. İşgal sonrasında iş karışıklıklar arttı. Otorite boşluğu, Irak’ın adeta bir açık silah pazarına dönüşmesi terör örgütlerinin yapılanmasını ve faaliyetlerini hızlandırdı.

Körfez Savaşı ile Alakalı İzlenebilecek Filmler:

  1. Live from Baghdad (2002) – (IMDB: 7.4)
  2. Jarhead (2005) – (IMDB: 7.0)
  3. The Hurt Locker (2008) – (IMDB: 7.6)
  4. Three Kings (1999) – (IMDB: 7.1)
  5. Bravo Two Zero (1999) – (IMDB: 6.9)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir