Ledün İlmi Okuyarak Öğrenilmez! Ledün İlmi Nedir?

İlahi sırlara ait, kalbe ilham edilen bilgiler manasına da gelen Ledün ilmini nasıl öğrenirim? sorusunu; “okuyarak öğrenemezsiniz” diyerek cevaplandırmak mümkündür. Bu itibarla da onun, ne okuyarak ne araştırarak ne de daha değişik yollarla elde edilmesi söz konusudur. Bu ilme vakıf olanlar olaylardaki gizli sırları görebilirler. Kur’an-ı Kerim (Kehf) suresinde bu husus açık olarak izah edilmiştir. İlm-i ledün veya ledünnî ilim de denir. İhsân edilen kişilere mahsûstur. Umuma açık değildir. Söz konusu ayeti de atlamadan belirtelim: “Orada, kendi indimizden bir rahmet (vahiy ve nübüvvet veya uzun ömür) verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birini (Hızır’ı) buldular.” (Kehf sûresi: 65) İlmi ledûnun en üst mertebesinin Allah’ın Zat’ını görmek olduğu ifade edilir. Elbet kalp gözüyle.

Bu ilmin yetmiş iki derece olduğundan bahsedilir. İlk derecesinde olan; ağacın yapraklarının adedini, denize bakarak damlalarının adedini, bir çöldeyse kumlarının sayısını bilebilir. Kerametlerin inkarı ve evliyaları küçük görme kıyamete yakın insanlığın karşılacağı belalardandır. Bu yüzden ilmi merak edenlerin sayılsı azalır. Esrar ilmi veya gayb ilmi diyen kaynaklar da mevcuttur. Yüce Mevla (CC) tarafından istediği kişinin gönlüne atılan ilahi bilgi ve içe doğan hakikatler şeklinde de izah mümkündür. Rasûlullâh Efendimiz’den şu hadîs-i şerîfi de nakledelim: “Şâyet bildiklerimi bilseydiniz; az güler, çok ağlardınız.” (Buhârî, Küsûf, 2; Müslim, Salât, 112) Hz. Hızır’ın ilminin vurgulandığı ayetteki “Ledün” kelimesinden hareketle, bu isim verilir.

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’ye ek olarak sahabelerden; Ebû Hureyre, İbn-i Mes’ûd, Muaz bin Cebel ve Hâris bin Mâlik gibi bâzı alimlere de bu özel sır (gizli) bilgiler verilmiştir. Tasavvufta, Allah’tan (CC) vasıtasız ulaşan bilgilere ve ilhama ilmi-ledün denir. Bu ilim, sadece Hızır (AS)’dan öğrenilir. Bu ilim Allah’tan talep edilir ve geceleri sektirilmeden kılınan uzun teheccüd namazlarında Hızır (AS) tarafından kişiye öğretilir. Alimler arasında yaygın kabul görem görüşe göre Hz. Peygamber (SA)’in yüce mevla (CC)’dan aldığı üç türlü ilim mevcuttur. Bunlardan ilki, Peygamberimizin (SAV) ashabının tümüne ve dolayısıyla bizlere öğrettiği, emir ve yasaklardan oluşan şeriat ilmi, diğeri ashabından bazı kimselere öğrettiği; tarikat, tasavvuf; ya da havas ilmi gibi özel ilimler, sonuncusu da Allah ile kendisi arasında bir şifre mesabesinde olan ve anlamı sadece kendisine malum, muhatabı bizzat kendileri olacak ilimdir.

Ebû Hüreyre’nin, “Hz. Peygamber’den iki ilim öğrendim; birini yaydım, öbürünü saklı tuttum, onu da yaysaydım başımı keserlerdi” dediği ri­vayet edilmektedir.

Bir önceki yazımız olan Kabe Ne Zaman Yıkılacak? → Kıyamet Alametleri! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir