Mars Hakkında Hiç Bilinmeyenler

Kızıl gezegen olarak da bilinen Mars ya da Merih, üzerindeki yaygın demir oksitten dolayı bu isimle tanınır. 2023 yılında Mars’ta kurulması planlanan koloni ile ilgili haberler medyada giderek artınca, yolcu Türklerin de isim isim belirlenmesiyle konu haliyle popülerliğini arttırdı. Bende sizlere mevzu ile ilgili ufak bir inceleme hazırladım. Umarım yorumlarınızı da paylaşmayı ihmal etmezsiniz.

Mars, Dünyamız dışında tutulursa, halen Güneş Sistemindeki gezegenler içinde sıvı su ve yaşam içermesi en muhtemel gezegen olarak tanımlanmaktadır. Keşfedilmiş en büyük krater, en büyük kanyon yine bu gezegende bulunur. Unutmadan belirteyim; Mars Dünyamızdan çıplak gözle görülebilmekte. Yüzeyi pek çok uzay aracına ev sahipliği yapan bu bilinmez Dünyada su buzlarının var olduğu araştırmalarla sabittir. 1877’de astronom Asaph Hall tarafından keşfedilerek isimlendirilen Phobos ve Deimos adlı, düzensiz biçimli iki küçük uydusu vardır.

Dünyamızın yarısı kadar olan Mars, Güneş’e yakınlıkta dördüncü gezegen olup bazı şartlarda Dünyamıza benzer. Mars’ta da mevsimler sanılanın aksine vardır. Mars günü günümüzden sadece bir saat daha uzundur. Güneş’e olan uzaklığı 227.4 milyon kilometre olduğundan yüzey sıcaklığı ortalama -28 C ‘dir. Ayrıca bir Mars yılı 687 gündür. Çıplak gözle Mars parlak, kırmızımsı bir yıldız gibi görünür. Mars’ı yuvarlak bir cisim olarak görmek ve bazı yüzey şekillerini seçebilmek için teleskop kullanmak daha isabetli olur.

Teleskopla ilk gözlemleri 1659 yılında Huygens tarafından yapıldı.

19. Yüzyılda astronomlar, yüzeyinde boyut ve parlaklıkları mevsimlere göre değişen karanlık ve belli belirsiz bölgeler gördüler. Bazı astronomlar bunu gezegen yüzeyinde yaşam bulunduğunu kanıtlayan bitki örtüleri olarak yorumladılar. Kayalık düzlükleri baştan başa kıvrılıp bükülerek geçen kurumuş nehir yatakları, ikliminin bir zamanlar daha sıcak ve atmosfer basıncının da suyun yüzeyde serbestçe akmasını sağlayacak kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Belki de bilinmeyen bir olay atmosferinin uzaya kaçmasına ve demirce zengin olan toprağın pas rengi almasına neden oldu.

Asaph Hall 1877 tarihinde Mars’ın iki uydusunu bulur. Viking’lerden çekilen fotoğraflar bize daha ayrıntılı bilgi verdi: 27 x 22 x 28 km boyutlarındaki Phobos, gezegenin yüzeyinden 6000 km yüksekte dolanıyor. Yüzeyinde derin çizgiler bulunan Phobos’un 5 km çapında ve Stickney adı verilen bir krateri var. Yüzeyden 20.000 km yüksekte dolanan Deimos’un boyutları ise 15 x 12 x 10 km.

Bunların Güneş sisteminin başka bölgelerine ait oldukları ve Mars’ın kütleçekimine yakalanmış olabilecekleri düşünülüyor.

 

Bir önceki yazımız olan Ceviz Hakkında Hiç Duymadığınız Gerçekler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir