Mengele Kimdir | Dr. Mengele ve Deneyleri

Josef Mengele gibi Nazi toplama kamplarında yaptığı ölümcül deneyler ile kitaplaşan birinin tamamen eceli ile 67 yaşında, üstelik yargılanmadan ve Mossad’a yakalanmadan, kaçtığı Brezilya ölmesi son derece ilginç! Böyle garip – daha doğrusu korkunç bir hayatı sizler için özetlemek istedim. Okunup ibret alınası bir durum değil ancak yine de bilgi sahibi olunması açısından faydalı olacağını düşünüyorum.

İlerleyen yıllarda ölüm meleği lakabını alacak Josef Mengele, tıbbi antropoloji doktorası sonrası 1937’te Nazi partisine katılır. 1938’de ise diplomasını alır ve SS birliklerinde doktorluk yapmaya başlar. İkinci Sınıf Demir Haç, Ukrayna’daki gönüllü doktorluk hizmeti sonrası verilir. SS-Hauptsturmführer yani yüzbaşı rütbesine ise 3 askerin hayatını kurtarması sonrası terfi eder. Kimin çalışacağı, kimin üzerinde deney yapılacağını kendisi belirleyecektir. Auschwitz ölüm kampından canlı çıkmayı başarabilenlerin dediğine göre onu diğer doktorlardan, beyaz eldivenleri sayesinde ayırıyorlardı. Almanya’ya yapılan Marksist Bolşevik saldırılar karşısında böyle bir siyasi kariyer tercih ettiğini daha sonraları açıklayacaktır. Kimileri hala Mengele’yi genetik biliminin atası olarak kabul etmekte.

Genetiğin sırlarını keşfederek kalitesiz olanları ayıklamak ve Süper Alman yaratmak motivasyonuyla Mengele, çingeneler arasında çıkmış olan bir tifo salgınının yayılmaması için bin kişiyi gözünü kırpmadan gaz odalarına gönderir. Bu ilk katliamı olacaktır! Dayak ve işkence dışında, kayda geçen daha başka zalimlikleri de vardır; hala canlı çocukları parçalara ayırmak, erkekleri ve çocukları uyuşturmadan ameliyat etmek ve kadınların cinsel organlarına dirençlerini ölçmek için yüksek voltajda elektrik vermek gibi. Hatta bir defasında soyduğu polonyalı rahibeleri x-ışınları ile sterilize etmeye çalışmış ve onların vahşice yanmasını izlemiştir. Vücuda fenol, petrol, evipal ve kloroform şırınga edilmesi, kan dolaşımına veya kalbe hava enjekte edilmesi yine kendi eliyle yaptığı ve askerlerine yaptırarak izlediği diğer zalimlikler. Kalabalıklaşan kampı benzinli – alevli dev çukurlar açtırıp çocukları içine atarak temizlediği (!) yine Auschwitz’ten kurtulanların anlattıklarından. Söylenenlere göre çukurun dışına kaçmak isteyenleri Alman subaylar silahlarıyla iterek aşağı yuvarlıyormuş.

Cüceler, ikizler, sakatlar ve kendine göre “egzotik cinsler” adını verdiği gruplar hayvanat bahçesi adı verilen özel alanlarda akıbetlerini bekler, diğer mahkumlardan farklı ayrcılalıklara sahip olurdu. Kendi kıyafetleriyle kalmak ve fazladan yemek gibi… Burada kalanlara ise Mengele’nin çocukları deniyordu. Göz rengi değiştirmek için mürekkep damlatmak, uyuşturmadan ameliyat etmek, ikizleri sırtlarından birbirine dikmek, mikrop enjekte etmek gibi hastalıklı işkenceler yine Mengele nezaretinde yapılırdı. Mengele, cüce deneylerinde 2 bin ve ayıklama işlemlerinde de 2 milyon kişinin ölümünden bizzat sorumlu tutuluyor. 17 Ocak 1945´te Rus ordusunun Almanya´ya girmesiyle Auschwitz´den kaçan Mengele sahte kimlikle, Paraguay ve Brezilya´daki Neo-Nazi teşkilatlarından da yardım alarak Arjantin’e yerleşir. 1959’a kadar Arjantin’de kalan Mengele daha sonra Brezilya’nın Bertioga kasabasında denizde yüzerken inme inmesi sonucu hayatını kaybetti. Kimliği DNA testi yapılarak anlaşıldı.

Alman tıp kitaplarının Dünya’da büyük rağbete görmesi Mengele’nin hastalıklı deneylerinin sonucudur.

 

Bir önceki yazımız olan O.J. Simpson | Parayla Kazanılan Bir Dava başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

One Response
  1. 20 Temmuz 2014

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir