Moda Nedir? | Son Moda Haberler

item0.rendition.slideshowWideHorizontal.berkeley-hotel-london-pret-a-portea-fall-winter-2012Latincedeki “modo” kelimesinden gelişen ve “hemen şimdi” anlamına gelen Moda; kişilerin tüketim trendlerini tanımlayan bir ifade olarak öne çıkmaktadır. Genel kanı bu durumu; “Değişiklik gerekliliği yahut süslenme özentisiyle toplumların yaşantısına giren geçici yenilik, aşırı düşkünlük” olarak özetler. Bu tabirin TDK’da da aşağı yukarı buna benzer yer aldığını da belirtelim… A.H Tanpınar’ın; “Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır.” cümlesi durumu sadeleştirir nitelikte. Kitap bir ifade belki!

Ülkemizde bu terim; giyim kuşam ağırlıklı kullanılsa da “mobilya ve ev dekorasyon” alanlarına kadar uzanabilen değişik bir kategori yapısına sahiptir. İngilizcede, “trend” kelimesiyle paralel; yani o ana hakim genel eğilim olarak öne çıkar. Herkesin özgün bir üniforma yaratma kaygısı olduğu düşünüldüğünde, tüketim toplumlarının “en orijinal ben olmalıyım” kaygısını da eleştirmemek gerekiyor sanırız. Moda nedir sorusuna; “E canım şu rengi şununla giyeceksin, bu bu mevsimlerde de bunu giymeyeceksin” yetersizliğiyle anlatmamak ve anlamamak şarttır. Mevzu kadın ağırlıklı düşünülür ancak biraz kaba bir tabirle, metroseksüel er kişinin (!) fiziksel ve zihinsel süslenme çabasını da tanımlar. Moda olan bir kitabı, mekanı, takıyı tortusuna kadar sündürmek – durumu atlamayalım – günümüz “heyecanlı kişisinin” en sık yaptığı hatalardan. Yığınların asker taburu benzerliğinde ortalarda gezinmeleri ile “beyin beyin” diye ayaklarını sürüye dolaşan gezinen zombiler – benim eleştirel düşünceme göre – pek de farklı değiller.

Moda kelimesini pert etme düşüncesinde değildiz tabi, kaygımız kopyala yapıştır benzerlikler ve sığlıklar. Edmond Dubois 1925’te MODA dergisi heyecanı yaşarken durumların bu noktaya gelebileceğini sanırım kestirememişti. Sıkmadan biraz da teknik bilgiler paylaşalım: Moda altı aylık bir dönemi kapsayan mevsim sistemi ile yenilenir. Sonbahar, kış – ilkbahar ve yaz dönemleri yaratıcılığın zirve yaptığı anlar. Koleksiyonların 6-8 ay arasında bir sürede tasarlandığı gerçeği işin doğum öncesi sıkıntılarını da ortaya koyuyor. Kırdan kente göç, seri üretim gereksinimleri gibi sade dönemlerden iş nerelere gelmiş. Ha bu arada “çocuk işçiler” sorunu, tekstil sanayinin üçüncü dünya ülkelerine kayması sonrası takip edilemez bir hal alan kanserojen kirlilik işin dalları budakları!

İşin evrileceği Nano Teknoloji ve Moda boyutu, tam bir VOLTRAN oluşturacak karmaşada! Uzun uzun yazdık! Benim kapanışta yorumum; “Temiz pak olun, paşa gönlünüz ne istiyorsa onu yapın ve tez dağılın karşımdan!” Hadi bakalım.

Bir önceki yazımız olan Çanta Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir