Namık Kemal Hakkında Bilinmeyenler

Namık Kemal yenilikçi şair olarak bilinmektedir. Babiali tercüme odasında tercüman olarak göreve başlamadan evvel divan şiirine de çok ilgi duydu. Tercüme memurluğu sırasında Fransızca tahsil etti dilini ilerletti ve görüştüğü batı kültürü dikkatini çekti. Daha sonraki dönemlerde Şinasi ile ahbaplık kurarak Tasvir-i Efkâr’da çeviriler yayınlamaya başladı. Şinasi’nin Fransa’ya gittiği dönemde başyazar olarak görev aldı. Düşüncelerini bu senelerde daha çok yazabilme imkanı buldu. Fakat, dönemin hükumeti Namık Kemal isminden çok fazla rahatsız olmaya başlamıştı. Bunun tek sebebi Tasvir-i Efkâr makaleleri değildi elbet. İttifak-i Hamiyet ismindeki gizli cemiyetle ilgisi ortaya konunca hükumet tarafından Erzurum vali yardımcılığı görevine gönderildi, sürüldü demek daha doğru olacaktır. Burada hayat şansı bulamayacağını anlayınca Mustafa Fazıl Paşa’nın teklifi ve davetiyle Paris’e adeta kaçtı. Fazıl Paşa’nın liderliğinde orada Yeni Osmanlılar Cemiyetini tesis etti. Tasvir-i Efkâr gazetesinde dış siyaset ve bazı toplumsal mevzuları kaleme alan Namık Kemal, Avrupa’daki özgürlük halinden faydalanarak temel siyasi meseleleri tartışmaya başladılar. Tabii bu durumu J. Locke ve J.J. Rousseau gibi aydınlar çok etkilemiştir.

Namık Kemal ve bağlı bulunduğu grubun siyasi muhalefeti padişaha değil daha çok Ali Paşa idaresineydi. Avrupa’dan alınmış kanunların doğrudan hayata geçmesine karşıydı. Namık Kemal, uzun Avrupa senelerinden sonra Ali Paşa ile ittifak göstererek gazetecilik yapmamak şartıyla ülkesine döndü. Ali Paşa vefatından sonra makalelerini sürdürdü. Daha sonra ünlü paşalardan Mithat Paşa, Namık Kemal’i İstanbul’dan uzaklaştırarak Gelibolu’ya gönderdi. Fakat burada da yolsuzlukla mücadele ettiği için tekrar azledildi ve İstanbul’a geri döndü.

Bu senelerde kaleme aldığı “Vatan yahut Silistre” büyük yankı uyandırdı. Vatanseverleri coşturdu. Sokaklarda Namık Kemal için gösteriler yapılmaya başlanacaktı. Namık Kemal bir anda halk kahramanı olarak tanındı ve bir anda birçok grup galeyana geldi. Tabii bu hal Namık Kemal’i tekrar potansiyel bir tehdit haline getirecekti. Sonraları Magosa’ya sürgün edildi. Otuz sekiz ay süresince burada yaşadı; daha sonraları taht değişikliği nedeniyle (V. Murat) ülkeye geri geldi.

II. Abdülhamid idaresinde Kanun-i Esasi’yi hazırlayan kurulda yer aldı. Lakin II. Abdülhamid’le arası iyi olmadı. Rodos, Sakız, Midilli gibi Ege alanlarında, ömrünün geriye kalan kısmını çoğunda olduğu gibi sürgün olarak geçirdi. Namık Kemal’in fikirleri şöyle özetlenebilir: Eğitim dili Türkçe olmalı, Vatanın istikbali için eğitim ve kültür mevzularında çaba harcanmalıydı. Köylünün ağır vergi yükü de hafifletilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Kuduz Aşısını Bulan Louis Pasteur Kimdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir