Peyami Safa Hakkında Bilinmeyenler

1899 İstanbul doğumlu; Server Bedi takma adını da zaman zaman kullanan Peyami Safa, 15 Haziran 1961’de 62 yaşında aramızdan ayrıldığı ana kadar durmadan çalıştı. Köşe yazarı ve gazeteci olarak bilinir, romanları Türk edebiyatının ölmez eserleri arasındadır. Sivas’a sürgün edilen Servet-i Fünun dönemi şairlerinden baba İsmail Safa’yı henüz 2 yaşındayken kaybeder. Bu yüzden “Yetim-i Safa” adıyla anılır. Babasız büyümenin acısıyla fiziksel ve ruhsal bunalımlar yaşar. 17 yaşına kadar kemik hastalığı ile boğuşur.

Bacağının kesilmesine karşı çıkar. Yazarın bu anıları tecrübeleri “9. Hariciye Koğuşu” adlı romanında okuyucuyla buluşacaktır. 1931 tarihli bu eser Nazım Hikmet’e ithaf edilmişti.

Peyami Safa Hakkında Bilinmeyenler

13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa Lisesindeki eğitimini yarıda bırakır. Bir süre matbaa işçisi olarak da çalışan Safa, Posta – Telgraf Nezareti’ne girer, I. Dünya Savaşının başlamasına kadar orada kalır. (1914). Daha sonraları ise Boğaziçi’ndeki Rehber-i İttihat Mektebinde öğretmenlik yapacaktır. Dört yıl devam ettiği bu okulda, bir yandan da Fransızca’sını geliştirir. Buradaki deneyimlerini “Biz İnsanlar” adlı eserinde kullanacaktır. Ağabeyinin ısrarlarına ise 1918’de dayanamaz ve ortak bir gazete çıkarırlar. Yazı günleri artık daha da hareketlenir. 1940’a kadar Cumhuriyette fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika eder.

Askerlik yapan oğlu Merve’yi kaybedince trajik bir şekilde sarsıldı. Bu olaydan birkaç ay sonra İstanbul’da beyin kanaması geçirdi yaşamını yitirdi. Sosyoloji, psikoloji, felsefe, edebiyat, sanat gibi değişik alanlarda boyunca 43 yıl durmadan yazan usta kalem Edirnekapı’da toprağa verildi. Dolmuş duraklarının yanından kabirlere baka baka ilerlerseniz Edirnekapı Şehitliği’ndeki mezarı gözünüze çarpacaktır. “Server Bedii” künyesini kullandı. Bu takma adla kaleme aldığı “Cingöz Recai” isimli polisiye dizi romanları büyük talep gördü. Yoksulluğun ve babasının sürgün yıllarının etkisi, 9 yaşında yakalandığı kemik vereminin de etkisiyle düzenli bir tahsil hayatı olmadı.

1960’lara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok yerde yazan Peyami Safa, 1961 yılının 27 Mayıs’tan sonra Son Havadis gazetesinde çalışmaya başlar. Aynı sene Erzurum’da yedek subaylığını sürdüren oğlu Merve’nin ölümü üzerine büyük bir buhran geçiren ünlü kalem, iki üç ay sonra İstanbul’da hayata gözlerini yumar. Tarihler 15 Haziran 1961’i göstermektedir. Geride 15 önemli roman ve 1 hikaye, yüzlerce de gazete yazısı bırakarak.

Bir önceki yazımız olan Orhan Veli Kanık Hakkında Bilinmeyenler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim
Kategoriler