Sadece Farz Namazları Kılmak Yeterli midir?

Namazı kaçırma tehlikesinin olabileceği hallerde, farzını da olsa namazı zamanında ve usulüne uygun kılmak şarttır. Sadece farz kılındığında namaz borcu mutlaka düşer. Lakin imkan müsaitse farzla beraber sünnetler de kesinlikle kılınmalıdır. Çünkü, “Farz namazlardan önce kılınan sünnetler, şeytanın hevesini, desiselerini ve vesveselerini keser.” Şeytan: “Bu adam farz olmayan namazı bile bırakmadı; hiç farz namazı bırakır mı!” diyerek hevesi kırılır. Diğer taraftan, sünnete uymak, kainatın yaratılışına sebep olan Resul-i Ekrem Efendimizi hatıra getirmek, ona olan bağlılığımızı göstermek demektir.

Sünnetleri bilerek ve sürekli terk etmenin Peygamber Efendimiz (asm)’in şefaatinden mahrum kalma gibi bir durum da söz konusu olabilir: “Öğle namazının farzından önce dört rekat sünneti terk eden kimse şefaatime nail olmaz.” (bk. İbn Abidin, a.g.e., II/14) Sabah ve öğle namazlarının sünnetleri müekked sünnet olduğundan terk etmemek gerekir. Terk edilirse günah olmasa da büyük sevap kaybıdır.

“Sizi atlar kovalasa da sabah namazının iki rekat sünnetini terk etmeyin.” (Ahmed b. Hanbel, II/405). “Sabah namazının iki rekatı sünneti, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır.” (Müslim, Misâfirîn, 96, 97; Tirmizî, Salât, 190).

Buna göre, vakit müsaitse, herhangi bir zaruret de mevcut değilse namazın sünnetlerini terk etmemek lazımdır. Ta ki, mükemmel bir namaz kılma saadetine ermiş olalım. Fakat gerek vaktin müsait olduğu, gerekse müsaade-sizliği zamanında hem ikindinin hem de yatsının ilk sünnetini kılmamak insana bir mes’uliyet getirmez. Kılmayan günaha girmez, mes’ul da olmaz.

Bir önceki yazımız olan Kaza Namazları Ne Zaman ve Nasıl Kılınır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir