Simya Hakkında İlk Defa Duyacağınız Bilgiler

glass-beaker-icon-png-clipart-image-iconbug-com-hww2ya-clipartArapça’daki “al-Kimiya” kelimesinden gelen Simya ile en az 2500 yıldır uğraşıldığı bilinmektedir. Maddeleri birbirine karıştırıp değiştirmeye çalışan kişilere simyacı, insanların yaptıkları çalışmalara verilen genel ada ise simya denir. Simya içerisinde; din, felsefe, tıp, astroloji, kimya gibi birçok konuda motifler içerdiği için simyacılar (simyager), ölümsüzlük iksirini keşfetmek ve sonsuz zenginliğe ulaşmak gibi konularla ilgili çalışmalar yapmışlardır. Simyanın birçok yönü olmasına karşın günümüz popüler kültüründe simya denildiği zaman akla madenleri altına veya gümüşe çevirmeyi deneme işlemi gelir. Simya, kimya bilimine öncülük etmiş ve zamanla yerini kimyaya bırakmıştır.

gold-png-photosSimyanın günümüz deneysel kimya biliminin ilk temellerini attığı söylenebilir. Barutun bulunması, maden testleri ve rafinesi, metaller üzerindeki araştırmalar, kozmetik, mürekkep, deri boyanması, boya üretimi, cam ve seramik üretimi, likör ve esans üretimi vb. işlerin temelleri simya ile atılmıştır. Orta Çağ’dan bu yana Avrupalı simyacılar; hem maddeleri altına dönüştürecek hem de ölümsüzlük iksiri imalinde kullanılacak efsanevi madde “felsefe taşı”nın (philosopher’s stone) bulunması için büyük çaba sarf ederler. Bu taş maddeyi altına çevirebilmekte ve bundan elde edilen iksir (Elixir) ile insan ölümsüzlüğe kavuşabilmektedir.

Simyacı kendi laboratuvarını da kendi kurmak zorundadır. Aletlerini kendi temin etmeli ve laboratuvarını gözlerden uzak yerlerde oluşturmalıdır. Simyacı için çalışmalarına başlayacağı zaman çok önemlidir. Simyacılar genel olarak İlkbaharda Güneş Koç burcundayken çalışmalarına başlarlar. Evrenin dört elementten (ateş, su, hava, toprak) meydana geldiğine inandıkları ve vakitlerinin büyük kısmını mucize terkipler, zehirli maddeler ve iksirler hazırlamaya harcadıkları için şarlatan olarak bilinirler.

Johann Rudolf Glauber, Arnaldus de Villa Nova, Ebu Musa Cabir bin Hayyan, Nicolas Flamel, El-Razi, Thomas Norton ve Robert Boyle ünlü simyacılar olarak bilinirler. Isaac Newton da simyacı olduğu bilinmektedir. Unutmamak gerekir ki, simya bir bilim değildir. Deneme-yanılma yolu ile çalışırlar. Çalışmalar teorik bir temele dayanmaz ve sistematik bilgiler içermez. Bu konuyla ilgili bir bilgi birikimi mevcut değildir. Öte yandan simya bütün Müslüman bilginler tarafından kabul görmez. İbni Sina, simyanın gereksiz bir uğraş olduğunu ve kişinin doğayı taklidi düşüncesini çürütmek üzere tezler ortaya koydu. İbni Haldun da Arap-İslami simya uğraşlarını o dönemlerde eleştirmişti.

Bir önceki yazımız olan I. Ahmed Hakkında Bilinmeyenler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir