Sırpsındığı Savaşı Hakkında Özet Bilgiler

Sırpsındığı Muharebesi ya da kayıtlardaki diğer ismiyle Birinci Meriç Muharebesi; Macar Krallığı, Bosna Prensliği, Sırp İmparatorluğu, İkinci Bulgar İmparatorluğu ve Eflak Prensliği ittifakın, Osmanlıyı Balkanlar’dan atmak için 1364’te başlattığı bir savaştır. Sırpsındığı Muharebesi, kelime kökeni itibariyle “Sırpların kırıldığı muharebe” demektir.


Bir kısım tarihçi; 1364’te söz konusu büyük bir çatışma yaşandığını lakin bu muharebenin Sırpsındığı ismiyle değil Birinci Meriç olarak adlandırılması gerektiğini, esas Sırpsındığı Savaşının 2. Meriç Muharebesi olarak da adlandırılan Çirmen Savaşı olduğunu iddia eder.

Sırpsındığı Savaşının Nedenleri:

Osmanlılar, 1361’de Edirneyi aldıkları zaman İstanbul’dan Avrupa’ya giden stratejik ana bağlantı kesilmişti. Yerli göçmenler; hızla ve yüksek bir nüfusla Trakya’ya yerleşmeye başladı. 1363’de Filibe’nin ele geçirilmesi esnasında firar ederek Sırbistan’a sığınan Bizans askerleri, Osmanlı üzerine düzenlenmesi gerekli seferleri devamlı tavsiye etmekteydi. Bulgarlar ve Sırpların yanında Papa V.Urban’ın gayretleriyle Balkanlar’da bulunan Hristiyan devletler olan Macar Krallığı ile Eflâk ve Bosna prenslikleri birleşik olarak bir Haçlı seferi organize etmeye karar verdiler ve Osmanlılara karşı ilk kez Haçlı ittifakı oluşturuldu.

Sırpsındığı Savaşı

1364’te farklı birliklerden oluşan 30.000 (bazı tarihçilere göre 60.000) kişilik bir Haçlı ordusu kurulup Macaristan Kralı Lajos komutasında Edirne üzerine sefere çıkıldı. O sırada Trakya’daki Osmanlı kuvvetleri Lala Şahin Paşa emrinde olup mevcutların sayıları 12.000’e ulaşmıyordu. I. Murad; kendisinden yardım isteyen Lala Şahin Paşa’ya Haçlı ordusunun ilerleyişini yavaşlatma emri verir. Lala Şahin Paşa, takviye gelene kadar Hacı İlbeyi emrine bir akıncı birliği vererek Haçlıların Meriç’i geçişini durdurmakla görevlendirilir.

Devam eden günlerde Meriç’i geçen Haçlılar, Edirne’ye iki günlük yürüyüşle varılabilecek bir mevkide nehir kıyısında kamp kurmuş ve Edirne’nin sür’atle ellerine geçeceğini umarak dinlenmeye çekilmişlerdi.

Avrupa’nın göbeğinde yaşanan Boşnak Katliamı sırasında ırkçı Sırp askerlerinin, ‘Sırpsındığı Savaşının intikamını alıyoruz’ dediği rivayet edilir. Sırpsındığı Savaşı bu bölgede gerçekleşmiştir.

Lala Şahin Paşa’nın emrini dinlemeyen Hacı İlbey; karanlıktan da faydalanarak, askerlerinden sayıca fazla olduklarını göstermeleri için iki meşale taşımalarını ister ve benzer taktiklerle birliklerini sayıca fazla göstererek; idaresindeki kuvvetlerle Meriç’i çevreleyen bataklıkları geçerek Haçlı kampına saldırır. Gece saldırısı beklemeyen, uykuda ve içkili Haçlı askerlerinin çoğu, tüm Osmanlı kuvvetlerinin üzerine geldiklerini zannederek çekilmeye çalıştılar. Birçoğu Meriç’i yüzerek karşı tarafa geçmek isterken boğuldu.

Sırpsındığı Savaşı’nın Sonuçları

Edirne ve Batı Trakya güvenli hale gelerek Meriç, kontrolümüze geçti. Balkanlar’a geçiş kolaylaştı. Macar üstünlüğü Balkanlarda kırıldı. Bulgaristan vergiye bağlandı ve Bulgar İmparatorluğu’nun yıkılışı ve Bulgaristan’ın Osmanlı eline geçiş süreci hızlandı. İlk kez Haçlı ordusunu yendik. Çirmen Savaşı’nın yapılmasında Sırplar’ın yaşadığı intikam duygusu için başlıca etkenlerden biridir.

Savaşı kazanan Osmanlı, 1365’te Edirne’yi başkent yapmıştır. 1367 yılına kadar Trakya’nın fethi tamamlanmıştır. 1371’de yapılan Çirmen Muharebesi ile Osmanlılar, Sırpları yenerek Makedonya’nın yolları Osmanlı Devleti’ne açmıştır. 1374’e kadar ardı ardına yapılan savaşlar neticesinde Sırplar Osmanlı egemenliğini tanırlar. Bu savaş; yabancı bazı tarih kitaplarında şu şekilde de anlatılır: “1364’ün bir kara gecesi, ordularımız Katolik mezhebini yaymanın rahatlığıyla içmişler ve uyumak için çadırlarına gitmişlerdir. İşte bu kara gecede beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan Türk akıncıları uyuyan ittifak ordusunu hunharca katletmiş ve de ordularımızın başarısızlığına sebebiyet vermiştir.”

Savaşın kazanılmasında etkin bir rol oynayan Hacı İlbey ise Lala Şahin Paşa tarafından, kimi kaynaklara göre emrini dinlemediği için kimi tarihçilere göre ise kendisi kuvvet fazlalığından korkup padişahtan yardım isterken altındaki bir komutanın düşmana saldırması ve başarı kazanmasını sindirememesi, mahcup duruma düşmesinden dolayı, zehirlenerek öldürüldü.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir