Unutulan Ramazan Gelenekleri

ramadanSamsun ve bölgesinde “Sele-sepet” adıyla hatırlanan  ve Ramazanın 14’ünü 15’ine bağlayan gece gerçekleştirilen şenlik; küçüklerin sevindirilip ikramlarda bulunulduğu, eğlence amaçlı bir gece olarak öne çıkıyor. İftar sonrasında başlatılan eğlencede çocuklar taşıdıkları “sele-sepet” adı verilen fenerlerle ev ev dolaşarak bahşiş topluyor. Kapıları açanlarca bahşiş ve çeşitli ikramlarda bulunulan çocuklar gruplar halinde “sele-sepet top kandil, aç kapıyı ben geldim. Ay da yıl da bir kere, kapınıza ben geldim” şeklinde maniler söyleyerek teravihe kadar mahalle mahalle, kapı kapı geziyorlar. Yine Amasya’da, öncesi 150 yıl kadar eskiye dayanan bando müziğiyle iftar geleneği sürdürülüyor. Zamanın Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa’nın 1860’larda davul zurna ile temellerini attığı bilinmekte.

Sinop’a özgü bir gelenek olan Helesa’da ise kumanyaları biten denizcilerin kapı kapı maniler söyleyip gezerek yiyecek istediğini görüyoruz. Ramazanın 15’inden itibaren helesayı yaşatan gençler, taşıdıkları benzer maket kayıkla komşuları ziyaret ediyor. İftar sonrası birkaç kişinin taşıdığı ve özenle süslenmiş kayıklar eşliğinde ellerinde fener ve mumlarla mahalleler dolaşılarak bahşiş toplanıyor. Kayığı, gidilen evin önüne koyan gençler evlerin kapılarına giderek mani söyleyip bahşiş istiyor. Bahşişler ise bir mendile sarılarak ve düştüğü yer görülsün diye de mendilin ucu yakılarak helesacılara atılıyor.

1406239672948Erzurum ve çevresinde ilk defa oruç tutan küçüklere hediyeler verilmesi, nişanlı kızlara iftarlık ve hediyeler götürülmesi, fakirler için iftarlık verilmesi ve 1001 hatim geleneğinin sürdürülmesi hatırlanıyor. Eskiden akraba ve komşuların birbirini, esnaf ise komşusunu iftara davet ettiğini hatırlarız; şimdilerde bu gelenek de unutulmaya yüz tutmuş; tıpkı yüksük ve tura oyunu, yıldız sayma, yumurta saklama gibi oyunların, büyüklerin anlattığı hikayelerin, anılar yöresel masal ve efsanelerin yok olduğu gibi.

Bir önceki yazımız olan İslam'da Kabirleri Nakletmenin Hükmü başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir