Venezuela Olayları, Venezuela’da Savaş Kapıda!

Kimilerine göre yeni bir darbe yaşayan Venezuela’da neler oluyor sorusuna cevaplar arayacağız. Başkan Maduro neden halkı tarafından sevilmiyor. Siyasette ve ülke gündeminde yaşananlar gerçekten de ABD kaynaklı bir darbe mi? Bu soruları sizleri sıkmadan cevaplamak isteriz.

23 ocak 2019 venezuela olayları darbe değildir görüşünü savunanlar, örneklerini eski başkan Chavez üzerinden veriyor.

En temel yiyeceklerden tutun tıbbi malzemelere kadar her şey karaborsada, tuvalet kağıdı bulmak imkansız, hastanelerde yeterli malzeme olmadığı için hastalar ölümü beklemekte, okullarda çocuklar açlıktan doğru düzgün ders çalışamamakta ve yüz binler bu durumları protesto etmek için sokaklarda!

Chavez 98’de petrol gelirlerini zenginlere değil halka yedireceğim diyerek yüzde 56 ile seçilir ve ardından reformlarına başlar. İlk yılları yabancı yatırımcılarla görüşmeler, ılımlı politikalar ile geçer. 2005’te ise ülkedeki yabancı şirketlerin devletten bağımsız karar alamayacağı Chavizm denen bir sonraki düzene geçilir. Kurduğu ve FONDEN adını verdiği fon, giren çıkan tüm paranın başkan Chavez’in elinde olmasını sağlıyordu. 1 trilyon doları bulan ülke ihracatının neredeyse tamamının petrol olduğunun altını çizelim.

Bu bahsettiğimiz büyük petrol geliri de fona aktarılıyordu haliyle. Bu havuz öyle büyür ki kamusal harcamaların tümünü yürütebilecek hale gelir. Herkesin anlayabileceği şekilde ifade edelim; “Devletin parasını meclise vs’ye kimseye hesap vermeden kendi kasasına aktarıyor, istediği gibi yürütüyordu.”

Bu paralar; çoğu Venezuela vatandaşına göre ağırlıklı olarak hiç bir getirisi olmayacağı düşünülen hastane, okul gibi inşaatlara harcanır. Bu işler devam ederken Chavez 2013’te hayatını kaybeder. Ölümü sonrasında yerine Maduro geçer. İhracattan kazandığı parayı halkına sosyal yardım olarak dağıtan Maduro’nun ülkesi, gıda maddeleri dahil her şeyini elbette ithal etmektedir.

Yavaş yavaş etkisini hissettirmeye bağlayan hayat pahalılığına önlem olarak tavan fiyat uygulamasına geçilecek ve market fiyatları bir miktar düşecektir lakin hesaplayamadıkları bir durum yaşanır, mallar karaborsaya düşer enflasyon yüzde 20’lerden yüzde 800 gibi muazzam rakamlara ulaşır.

Koltuğunu koruma peşine düşen Maduro, hükumetin istemediği kararlar alan yargı mensuplarını tutuklar yerine yandaşlarını atar, 2015 seçimleri öncesi yüksek yargı üyelerini de jet hızıyla mevcut meclise seçtirir. 2015 seçimleri meclis çoğunluğunun muhalefete geçtiği bir yapı oluşturacaktır. 167 koltuğun 5’te 3’ü artık Maduro’nun değildir. Özetle başkanlık sisteminin klasik sorunlarından birisi yaşanır; başkan farklı partiden meclis farklı partiden durumu görülür.

Yüksek yargıyı kendisine bağlayan Maduro bu duruma da kendince hazırlıklıdır. Maduro aleyhine olan tüm yasa ve benzer kararlar yüksek yargı tarafından iptal edilir. Meclisin yasalaştırdığını yüksek yargının iptal ettiği bir düzene geçilmiştir artık.

Sistemin tıkandığı noktada ise Maduro mayıs ayında erken seçim kararı alır. Muhalefet, erken seçim kararını “seçimlerde hile yapılacağı” gerekçesiyle boykot eder ve sandığa gitmez. Yüzde 47 katılımın olduğu seçimlerde % 67 ile tekrar seçilir. Yabancı verilere göre katılım yüzde 30’ların biraz üzerindedir. 10 Ocak 2019’daki yemin töreni öncesi muhalefet seçimler geçersizdir açıklaması yapar. Buna rağmen Maduro yemin eder. Olaylar bu noktada başlar;

Dediğimiz gibi meclis çoğunluğu muhalefettedir, Maduro ise başkandır. Meclis de anayasanın 233. maddesini işletip geçici hükumet ile 30 gün içinde yeni seçim yapılması kararını alıyor. Esasen ortada bir darbe vb durum yok. Yaşanan durum, Venezuela meclisinin yasal bir şekilde seçimlerin yenilenmesine, bu süre içinde de geçici bir seçim hükumeti kurulmasına karar vermesi durumu.

OPEC petrol rezervlerinin %24.8’ine sahip olan bu ülke bu hale nasıl geldi?

  • 70’lerde İspanya’dan bile zengindirler.
  • Petrole talebin düşüşüne hazırlıksız yakalanırlar.
  • Teknoloji yerine sosyal programlara yatırım yapılır.
  • Tasfiyeler petrol’deki ekibin tam performans çalışmasını engeller.
  • Şeffaflık yok, hırsızlık ve yolsuzluklar had safhada!
  • Akrabalara yandaşlara ihaleler dağıltılıyor.
  • Hal böyle olunca yabancı yatırımcılar da kaçar, gelmez.
  • Ülkede defalarca devalüasyon yapılır. Para pul olur.

Başka TRUMP ABD’si olmak üzere diğer bazı ülkeler de (Kanada, Brezilya) “Bir ülke meclisinin aldığı karara ne zamandan beri darbe deniyor?” diyerek meclis tarafından alınan bu kararın arkasında duruyor. Alınan hukuki bir kararı tanıyan ülkeler darbe destekçisi olmakla suçlanacaktır.

Toparlayalım; Venezuela, Chavez ile başlayıp Maduro ile devam eden, kaynakların fon düzeni ile iç edildiği bir düzen yüzünden bugünkü kaotik düzene evriliyor. Ülke, 2010’da petrol varil fiyatları düşmeden önce de ekonomik olarak zor durumdaydı. Yani her şey süper giderken bir anda devrilmediler yahut küresellerce uçurumdan itilmediler. Ülkenin tek gelir kaynağı fonlar üzerinden yandaşlara peşkeş çekildi, her şeyi ithal ülkede günlük ihtiyaçlar dahi söz konusu bu kaynaklar kötü idare edildiği için bulunamaz oldu ve kaçınılmaz olarak hayat pahalılığı yaşandı. Maduro’nun hamleleri günlük tüketim malzemelerinin karaborsaya düşmesini sağlamaktan öteye gitmedi.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Oylama için teşekkürler! Eminim bu başlıklar da ilgini çekecek:

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir