Ziya Gökalp Hakkında Detaylı Bilgiler

Uygun fiyatlı sosyal medya yönetim ve danışmanlık hizmeti DMM TURKEY ile başarıyı yakalayın.

23 Mart 1876’da Diyarbakır’da dünyaya gelen ünlü Ziya Gökalp; şair, yazar ve siyasetçi kimliğinin yanı sıra toplum bilimci olarak da tanınır. Asıl ismi Mehmet Ziya’dır. “Türk milliyetçiliğinin babası” olarak bilinen Gökalp, TBMM’de ve dönemin Meclis-i Mebusan’ında vekillik yapmıştır. İlk mühim eseri 1914’te kaleme alacağı Kızıl Elma’dır. 1896’da İstanbul’a giden Gökalp öğrenimi sırasında Jön Türkler’den ilhamla İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılır. Genç Kalemler’de yayımlayacağı “Turan” şiiri ile Turancılığı benimsediğini ortaya koyar. Bu hareketin de öncüsüdür.

Batı lisanlarından aldığımız sözcüklerin karşılığı olarak yeni sözcükler bulur. Türkçe manası olan Arapça ve Farsça sözcüklerin dilden atılması gerekliliğini savunmuş ve halk diline oturmuş olanları “Türkçeleşmiş Türkçe” olarak kabul etmiştir.

  • 18 yaşındayken intihar girişiminde bulunduğu iddia edilir.
  • Kafasına sıktığı kurşun beyninin iki bölümü arasında sıkışıp kalır.
  • Kafasında dolaştığı bu merminin ölümünde etkili olduğu söylenir.
  • Cahit Sıtkı Tarancı ile akrabadır.
  • Eminönü Çemberlitaş’taki II. Mahmut türbesinin yanında son derece heybetli anıtsal bir mezara sahiptir.

“Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” olarak ifade edeceği edebi tavrının kültürel ögesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslam dini idi. Uluslararası kültür yapı taşının ulusal kültürler olduğunu savunmaktaydı. Dönemin saray edebiyatının karşısına Halk edebiyatını oturttu. Batı’nın teknolojik ve bilimsel ilerleyişini sağlayan pozitif bilim düşüncesini benimsedi. Dini, toplumsal birliğin oluşturulmasına yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi. Toplumsal ve siyasi görüşlerini naklettiği sayısız makale kaleme alarak “Türkçülük” düşüncesini sistematikleştirdi. Milli bir edebiyatın tesisi ve gelişmesinde mühim roller oynamıştır.

I. Dünya Harbi sonrasında Osmanlı’nın yenilmesinden ardından tüm vazifelerinden alındı. 1919 yılında İngilizlerin baskısıyla Malta Adası’na sürgüne gönderildi. Burada yaşadığı dönemde ailesiyle yapacağı mektuplaşmalar daha sonra “Malta Mektupları” adıyla kitaplaştırıldı. 2 yıl sürecek sürgün yaşamından sonra Diyarbakır’a gitti. 1924’te kısa süren bir rahatsızlığının ardından İstanbul’da hakka yürüdü. Osmanlı Devletinin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girecekti.

Uygun fiyatlı sosyal medya yönetim ve danışmanlık hizmeti DMM TURKEY ile başarıyı yakalayın.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim
Kategoriler